2022 EuroBasket: 24 Takım 24 Yıldız

2022 FIBA EuroBasket‘in başlamasına artık 1 gün kaldı. Gelin birlikte birçok yıldızın sahne alacağı bu heyecan verici turnuvanın havasına girmeye devam edelim.

Bu yazımda sizlerle turnuvada mücadele edecek 24 takımın 24 yıldızını inceleyeceğim. Elbette bir çok takımda birden fazla yıldız var ama ben ülkelerin organizasyondaki başarılarına en fazla etki edeceğini düşündüğüm isimleri tercih ettim. Keyifli okumalar.

** Sıralama ülke isimlerine göre alfabetik olarak yapılmıştır.

Dennis Schröder (Almanya)

28 yaşındaki tecrübeli oyun kurucu, NBA’de kendisine sağlam bir yer buldu ve yıllardır üst düzey takımlarda forma giyiyor. Alman milli takımına da forma giydiği ilk günden bu yana tam anlamıyla sınıf atlattı. Evet belki madalya getiremedi ve hep elit takımların seviyesinde oldular, zaman zaman çok önemli kadroları devirdiler. Bu turnuvanın da ilk turunda ev sahibi avantajıyla beraber Schröder liderliğinde öncelikli olarak ikinci tura geçmeye çalışacaklar. Özellikle hücumda Almanya’nın en önemli silahı konumunda olacak NBA patentli yıldız.

Retin Obasohan (Belçika)

Belki de bu yıldızlar arasında en az adı duyulanı diyebiliriz onun için. 29 yaşında olmasına rağmen daha ilk kez Euroleague sahnesinde izleyeceğiz, gelecek sezon Asvel forması giyecek. Ancak bu onun kalitesini düşürmüyor elbette. Hücumda sınırlı bir takım olan Belçika’nın en önemli delicisi ve yaratıcısı konumunda Obasohan. Rakip savunmaların onu hafife alması çok canlarının yanmasına neden olabilir.

Jusuf Nurkic (Bosna Hersek)

Nurkic, nam-ı diğer Bosna Canavarı, bir süredir sakatlıklar ve yoğun NBA fikstürü nedeniyle milli formadan uzak kalmıştı ama geri döndü. Özellikle Dünya Kupası elemelerinde Fransa karşısında gelen çift uzatmalı galibiyette onun ne kadar önemli bir yıldız olduğunu tekrar gördük. Takımı ateşleyen bir isim ve her ne kadar topa yön veren bir isim olmasa da takımın saha içindeki lideri. Bosna turnuvada bir sürpriz arayacak ve bu yolda Nurkic’in tam kapasite ile oynaması gerekecek.

Sasha Vezenkov (Bulgaristan)

Kıbrıs doğumlu olan ve hem Yunan hem de Bulgar pasaportu bulunan Vezenkov, geçtiğimiz yıllarda Bulgaristan milli takımını seçmişti. Açıkçası ülke basketbolunun kaderini değiştiren bir karar oldu. Artık Bulgaristan vasat takımlardan biri değil, her turnuvaya katılabilen, önemli takımları geçebilen bir ekibe dönüştü onun sayesinde. Geçtiğimiz sezon Olympiakos ile Euroleague’de Final Four oynadı ve sezonun en iyi beşine seçildi. Kuşkusuz skorer oyunu ile bu turnuvada da adından sıkça söz ettirecek solak forvet.

Tomas Satoransky (Çekya)

Bu yaz Barça’ya transfer oldu, yani bir nevi yuvaya döndü Çek yıldız. Onun liderlik ettiği milli takım kadroların büyük turnuvalarda neler yapabildiğini defalarca kez gördük. Nitekim hazırlık döneminde o sakatlandıktan sonra Çekya adeta bir seviye gerilemişti. Sakatlığın ciddi olmadığı en azından turnuvanın açılış maçına olmasa da ikinci maçına yetişeceği belirtiliyor. Onun sağlıklı bir şekilde direksiyonda olduğu Çekya’nın turnuvada her takımı yenebilecek, en azından her takımla sonuna kadar savaşabilecek bir seviyede olduğunu düşünüyorum.

Maik Kotsar (Estonya)

Yine bu listedeki diğer oyunculara nazaran basketbolsevelerin adını pek sık duymadığı bir isim var karşımızda. Ancak unutmayalım ki Kotsar artık bir Euroleague oyuncusu. 25 yaşındaki solak uzunu gelecek sezon Baskonia forması ile izleyeceğiz. Sahada herşeyi yapabilen ve pasör özelliği bulunan bir 5 numara. Estonya’nın genç ve dinamik kadrosunun mental lideri diyebiliriz onun için. Bu turnuvada güçlü ve tecrübeli uzunlar karşısında önemli bir sınav verecek, onun için Euroleague öncesi çok iyi bir adaptasyon süreci olacak.

Lauri Markkanen (Finlandiya)

Finlandiya, yaz döneminin ilk kısmında yer aldığı 2023 Dünya Kupası elemelerindeki 2 maçını da kazandı ve rakiplerin de kaybetmesi sonucu Avrupa kıtasında Dünya Kupası biletini ilk kapan ülke oldu. Bu başarının arkasında da hiç kuşkusuz NBA uzunları Markkanen vardı. Sadece ülke basketbolunun gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu değil, Avrupa’nın da son yıllarda gördüğü en yetenekli uzunlardan biri. İç dış tehditi ve artan tecrübesi ile paralel sergilediği liderlik özellikleri ile Finlandiya’yı EuroBasket’in “sürpriz” potansiyeline sahip ülkeleri arasına sokmuş durumda.

Rudy Gobert (Fransa)

NBA’de Jazz’danaldığı süper maksimum kontrat sonrası beklentileri karşılayamayan ve bu yaz draft hakları karşılığı Wolves’a takaslanan Gobert’i zor bir sezon bekliyor olacak. Kendisini yeniden kanıtlaması gereken birkaç yıl var önünde. 30 yaşındaki dev uzun, bu sürece EuroBasket’de başlamak isteyecektir ki son olarak Fransa’nın Olimpiyat gümüş madalyası kazanmasındaki katkısı da büyüktü. Koç Collet’nin ve Fransa kısalarının ondan hücumda ne kadar faydalanacağı ve Gobert’in savunmadaki performansı Fransa’nın madalya yolundaki başarısını belirleyecek.

Thad McFadden (Gürcistan)

Yazın ilk döneminde oynanan Dünya Kupası elemelerinde kaptan Shengelia’nın talihsiz şekilde sakalanması sonucu artık Gürcistan’ın yeni bir lidere ihtiyacı var ve bu isim McFadden olacak. 35 yaşındaki tecrübeli skorer Toko’nun olmadığı maçlarda da zaten sazı eline almış, takımını ayakta tutmayı başarmıştı. Sadece atarak değil kadroda bulunan Mamukelashvili, Bitadze ve Shermadini gibi kaliteli uzunları besleyerek de takıma liderlik etmesi gerekecek. Özetle hem atacağı, hem attıracağı, çok yorulacağı, ondan çok şey beklenen bir turnuva olacak önünde. İlk turda taraftar desteği ile, ev sahibi avantajı ile bu sorumluluğu biraz daha rahat taşıyacaktır.

Bojan Bogdanovic (Hırvatistan)

Son yıllarda Avrup basketbolunun en büyük hayal kırıklıklarından biri kuşkusuz Hırvatistan. Ellerindeki kaliteli oyunculara rağmen bir türlü takım olmayı beceremiyorlar ve ülke puanları da öyle düştü ki 2025 EuroBasket için bu yaz ön eleme oynadılar, 2023 Dünya Kupası elemelerine de ilk turdan veda etmişlerdi. Koç Mulaomerovic yönetiminde bu turnuvada yeni bir sayfa açmak istiyorlar ve en azından gruptan çıkıp ikinci turda yer almak isityorlarsa Bogdanovic’in artık sorumluluk alıp, liderliğe soyunması şart. Sadece kendi skorunu düşünerek, ruhsuz bir performans sergilerse Hırvatistan’ın bir hayal kırıklığı daha yaşaması kaçınılmaz olur…

Worthy De Jong (Hollanda)

Hollanda turnuvanın zayıf halkalarından birisi. Nitekim yaz döneminin ilk kısmında oynadıkları hazırlık maçlarında da Dünya Kupası elemelerinde de bunu gösterdiler. Açıkçası buraya gelmeleri bence zaten yeteri kadar büyük bir sürprizdi. Sergiledikleri bu başarının ön plana çıkan isimlerinden biri de tecrübeli skorer De Jong’du. 34 yaşındaki 2 numara, Franke’nin yokluğunda takımın skor yükünü çekti. Zaten kısır olan Hollanda hücumlarına atletizmi ve dış şut tehditi ile renk katan isimdi. Rakiplerin Hollanda karşısında en çok dikkat etmesi gereken isim olacak yine.

Willy Hernangomez (İspanya)

İspanya neredeyse tamamıyle yeni bir kadroyla EuroBasket’e geliyor. Onlar için son yıllarda ülke basketbolunun en tecrübesiz milli takımı desek yanlış olmaz. Son olarak Llull’un da sakatlanmasıyla tecrübe seviyeleri iyice düştü. Bu yeni jenerasyonda takıma kimin liderlik edeceği merak konusuydu ama çok geç olmadan sorunun cevabını aldık. 28 yaşındaki Willy, elemelerde ve hazırlık döneminde sergilediği dominant performansla bu sorumluluğun altına girmeyi istediğini gösterdi, başarılı da oldu. Koç Scariolo’nun hücumda en güvendiği silah konumunda olacak EuroBasket’de.

Simone Fontecchio (İtalya)

İtalya basketbolunun son dönemde yetiştirdiği en yetenekli isimlerden biri kuşkusuz Fontecchio. Evet biraz geç açıldı ama Alba’da geçirdiği sezon onun gelişimini müthiş hızlandırdı ve nitekim Baskonia’da kendisini Euroleague’de net olarak kanıtladıktan sonra da NBA’e kapağı attı, gelecek sezonla beraber Jazz forması giymeye başlayacak. Ama onu önce EuroBasket’de İtalya’nın yeni lideri olarak izleyeceğiz. 26 yaşındaki forvet, Gallinari’nin sakatlanmasının ardından ondan bayrağı devralacak isim olacak. Hazırlık döneminde ve Dünya Kupası elemelerinde de kendisini gösterdi, göreve hazır olduğunun mesajını net olarak verdi.

Jonas Valanciunas (Litvanya)

Basketbolseverlerin bir çoğuna göre Slovenya, Sırbistan, Fransa en güçlü madalya adayları ama ben Litvanya’nın hakkının yendiğini düşünenlerdenim. Tabiki böyle düşünmemin temel nedenlerinden biri de Valanciunas’ın varlığı. Evet bu kadroda Sabonis de var ama ben 30 yaşındaki tecrübeli Valanciunas’ın performansının Litvanya adına çok daha kritik ve belirleyici olacağını düşünüyorum. Onun boyalı alandaki etkinliği ve ribaundlardaki katkısı özellikle bahsettiğim büyük takımlara karşı Litvanya adına çözüm olabilecek durumda.

Adam Hanga (Macaristan)

Macaristan için her ne olursa olsun buraya gelmesi bile sürpriz diyeceğimiz ülkelerden birisi. İlk turda bir ya da iki galibiyet alarak sürprizi biraz daha devam ettirmeye çalışacaklar ve bu yolda takıma liderlik edecek isim 33 yaşındaki Real Madrid forveti Hanga olacak elbette. Kulübündeki rolünün aksine burada hem hücumda hem de savunmada takımın ilk opsiyonu konumundaki Hanga’nın ne kadar sağlıklı ve verimli oynayacağı Macarlar’ın sürpriz kotasını belirleyecek.

A.J Slaughter (Polonya)

Turnuvanın bir diğer zayıf ülkesi de Polonya. Her ne kadar son yıllarda önemli turnuvalarda boy gösteriyor olsalar da bir adım öteye gidemediler. Açıkçası turnuva formatları değişip takım sayıları artmasa onları zaten buralarda göremezdik. Son yıllarda olduğu gibi yine takımın lideri ve en önemli skor opsiyonu devşirme Slaughter olacak ama ondan çok çey beklendiğini ve fazla ısrar edildiğini düşünüyorum. 35 yaşındaki tecrübeli oyuncu sadece her takımdan bir yıldız belirtmek istediğim için bu listede yer alıyor, yoksa turnuvanın ilk 50 oyuncusunun arasına girebilecek seviyede değil…

Nikola Jokic (Sırbistan)

Joker’i anlatmaya gerek yok… Son 2 sezon üst üste NBA MVP’si seçilmiş bir yıldızdan bahsediyoruz. Sahada herşeyi yapabilen, bunun yanında takımına liderlik de edebilen çok ama çok özel bir pivot. Elbette koç Pesic ona sahip olduğu için çok şanslı ve artık daha da fazla tecrübe kazanan süper yıldızın ne kadar dominant olabileceğini yazın ilk dönemindeki Dünya Kupası eleme ve hazırlık maçlarında da gördük. Açıkçası böyle bir yıldıza sahipken Sırplar’ın madalya alamaması hatta ve final oynayamaması bence başarısızlık kabul edilir.

Luka Doncic (Slovenya)

Şimdi de karşımızda geleceğin NBA MVP’lerinden birisi var… O kadar uzun süredir Dünya baskebolunun zirvesinde geziniyor ki bazen onun sadece 23 yaşında olduğunu basketbolseverler olarak unutuyoruz. 2017’de düzenlenen son EuroBasket’de takımına altın madalyayı getirdiğinde sadece 18 yaşındaydı. Üzerinden 5 yıl geçti, artık Dallas forması ile kendisini NBA’de de kanıtladı, öyle ki bahis şirketleri onu gelecek sezonun en güçlü MVP adayı olarak gösteriyor daha şimdiden. Ve tabiki onun liderliğindeki Slovenya da şampiyon ünvanı ile yine altın madalyanın en güçlü adaylarından birisi.

Cedi Osman (Türkiye)

Belki bir çok dostum burada Larkin ya da Furkan’ı görmek isterdi. Ama bence 12 Dev Adam’ın şuanki lideri hem teknik olarak hem de ruhani anlamda kesinlikle Cedi. Onun hücumda ritmini bulduğu ve akabildiği anlarda sadece tam sahada değil yarı sahada da ne kadar verimli oynadığımızı hem hazırlık maçlarında hem de eleme maçlarında gördük. Ayrıca Larkin ya da Furkan’ın aksine Cedi savunmamızın da lideri. 5 numara hariç rakibin diğer tüm pozisyonlarını savunabilmesi, agresif, enerjik ve pozitif tarzıyla her zaman diri kalabilmesiyle bizim için çok ama çok önemli bir isim.

Svi Mykhailiuk (Ukrayna)

25 yaşındaki NBA patentli şutör Ukrayna kadrosunda öne çıkan isim konumunda. Zaman zaman skor üretmekte zorlanan koç Bagatskis’in öğrencileri özellikle onun üçlüklerine çok ihtiyaç duyacaklar. İlk turda zor bir grupta yer alıyorlar ve burada sürpriz yapabilmek için onun ritmini bulmasına, skorer oyununa çok ihtiyaçları olacak. Tabi onun için de Slaughter için söylediklerimi yinelemem lazım. Eğer her takımdan bir yıldız seçmiyor olsaydık, süper yıldızların olduğu bu listede yer alması mümkün değildi.

Giannis Antetokounmpo (Yunanistan)

2018-19 ve 2019-20 sezonlarında üst üste 2 kere NBA’de normal sezonun MVP’si ödülünü kazanan Giannis, ayrıca bu listede NBA şampiyonluk yüzüğü bulunan tek isim konumunda. Hazırlık döneminde ve Dünya Kupası eleme maçlarında gösterdi ki bir önceki milli takım tecrübesinin aksine artık çok daha tecrübeli, çok daha dominant ve bu seviyeler için gerçekten durdurulması çok zor bir isim. Topla kendi pozisyonunu yaratabilmesi ve müthiş fiziği artı NBA seviyesindeki atletizmi ile Eurobasket’de de benim en güçlü MVP adayım ki Yunanistan’ın da madalya adaylarından biri olmasını sağlıyor onun varlığı.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.