Güncel Haberler

Maç Analizi: Fenerbahçe, Bayern’e Son Çeyrekte Yakalansa da Kazanmayı Bildi

Turkish Airlines Euroleague 19. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko konuk ettiği FC Bayern Munich karşısında son çeyrekte farkı koruyamayıp yakalansa da 79-71’lik skorla kazanmayı başardı ve çift maç haftasını kayıpsız geçti.

Bu sonuçla Fenerbahçe Beko derecesini 12-7 yaptı ve 4. sıraya yükseldi. Bayern ise 7-12 ile 14. sırada yer aldı.

MAÇIN TÜM İSTATİSTİKLERİ İÇİN TIKLAYINIZ.

Temsilcimizde Johnathan Motley 22 sayı üretirken topladığı 17 ribaund ve 38 verimlilik puanı ile kariyer rekorlarını kırdı. Scottie Wilbekin 11 sayı, 2 ribaund, 4 asist, Carsen Edwards 9 sayı, 2 asist ve Nick Calathes 9 sayı, 5 ribaund ile galibiyeti getiren diğer isimlerdi.

Alman ekibinde ise Augustine Rubit 21 sayı, 3 ribaund, 2 asist ile öne çıkarken, Cassius Winston 12 sayı, 2 ribaund, 4 asist ve Nick Weiler-Babb 9 sayı, 4 ribaund ile direnen diğer isimlerdi.

EDİTÖR YORUMU:

Alman ekibi etkili savunmamıza karşı bulduğu zor atışları yüksek yüzdeyle sokarak başladı maça. Temsilcimiz ise Wilbekin-Motley ikili oyunlarını verimli kullanarak üretime başladı. Maalesef yaptığımız basit top kayıpları nedeniyle hücumda ritmimizi kaybetmeye başladık ve bu hataları iyi cezalandıran Bayern skora tutundu, ilk çeyreği 19-18 önde tamamladık. Sarı lacivertliler her ne kadar hücumda agresif oynayamadığı için çizgiye gidemeseler de Pana maçındaki sıkıntıyı yaşamadılar, savunma ribaundlarında yüksek konsantrasyonla oynadılar. Edwards’ın kenardan gelerek hücuma getirdiği enerji ile farkı açmaya çalışsak da Bayern’in Antetokounmpo’nun kısa savunmasındaki zaaflarına hücum etmsiyle dengeyi bozmadık. Sonrasında hücum ribaundlarında bizim agresif oyunumuz sayesinde kullandığımız top sayısını arttırdık ve nihayet farkı açmaya başladık. Hücumda basit hataların tekrarlanması ve Bayern’in üst üste üçlükleriyle farkın 1 sayıya inmesiyle koç Itoudis iki mola üst üste olu ve oyuna müdahele etti. Bu müdahelenin ardından savunmada vidaları sıkarak soyunma odasına 46-39 önde girdik.

ÜÇüncü çeyreğe de iyi başlayan biz olduk. Savunmadaki agresiflikten ve sertlikten vazgeçmeyen temsilcimiz, Bayern’e adeta potayı göstermedi. Rakibin direncini tamamen kırarak hızlı hücumlarla da basit sayılar bulan sarı lacivertliler farkı 20 sayının üstüne çıkardığı çeyreği 67-49 önde tamamlamayı başardı. Ama maalesef son çeyreğe düşük konsantrasyonla başlayan ve hücumda adeta kitlenen temsilcimizin basit top kayıplarını sabırla ve akıllı şekilde cezalandıran Bayern 12-2’lik seriyle farkı tek hanelere düşürdü. Hayes ile cevap verip nefes alsak da Bayern vites düşürmedi ve Walden ile Rubit’den üst üste gelen sayılarla bitime 40 saniye kala farkı 4 sayıya indirdi. Sonrasında hata yapmayan ve gereken soğuk kanlılığı koruyan sarı lacivertliler kazanmayı başardılar. Son hücumda tüm oyuncuların sürenin bitmesini beklerken Guduric’in “gereksiz” üçlük denemesi sonrası Walden faul yaptı ve Guduric çizgide maçın skorunu belirledi. İki takım arasında herhangi bir ikili averaj hesabı yokken yapılan bu hareketi anlamak güçtü gerçekten…

Sarı lacivertliler Pana maçında olduğu gibi basketbol seviyesi ve kalitesi anlamında beklentilerin çok altında kalmış olsa da üst üste 5 mağlubiyetin ardından reaksiyon gösterek üst üste 2 galibiyet alması, yani oynanan oyundan çok sonuçlar daha önemliydi. Son dönemde bir düşüş yaşayan Motley’nin de bu maçta MVP performansı sergilemesi, temsilcimizin sıkıntı yaşadığı ribaundlar konusunda da dersini aldığını görmek de önemliydi. Özetle sarı lacivertliler güven ve keyif vermiyor olsa da üst üste 2 galibiyet alarak tekrar bir seriye başlamış oldular. Her galibiyetin tam tabiriyle altın değerinde olduğu, son yılların bu en zor sezonunda bu galibiyet de çok ama çok önemliydi.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.

Hakkında Fersu Yahyabeyoğlu

Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. 7 yaşında Çukurova alt yapısında tanıştığım basketbol, ilerleyen yaşlarda bende bir tutku haline geldi. Yerel liglerde 11 yıl boyunca lisanslı basketbol oynadıktan sonra üniversite yıllarımda da amatör olarak oyuncu gözlemciliği yapmaya başladım. Sonrasında Türkiye'nin önde gelen basketbol portallarında köşe yazarlığı yaparak yola devam ettim ve çeşitli yerli artı ulusal tv/radyo kanallarında yorumculuk yapmaya devam ediyorum.

Mutlaka bakın

RESMİ: Paris’in İlk Transferi Cavaliere Oldu

Turkish Airlines Euroleague‘in yeni ekibi Paris Basketball yazın ilk transferini açıkladı. Geride bıraktığımız sezon Strasbourg …