Seri Analizi: Fenerbahçe Beko – Darüşşafaka

ING Basketbol Süper Ligi‘nde yarı final serisinin ilkinde normal sezonu lider olarak tamamlamış Fenerbahçe Beko ile 5. sırada tamamlamış Darüşşafaka karşılaşacak.

Her zaman olduğu gibi bu seri öncesinde de detaylı analizimi sizler için hazırladım, keyifli okumalar.

Savunmaların Çarpışması

Ligimizin en iyi savunma yapan ve bunu da istatistiklerle kanıtlamış iki takımının kapışmasını izleyeceğiz bu seride.

Koç Djordjevic’in bu sezon Fenerbahçe Beko‘nun başında belki de en başarılı olduğu konu takımın savunma direncini yukarıda tutmak oldu. Sert ve mücadele gücü yüksek olan, agresif bir takım olarak da bunu istatistiklere yansıttılar ve şuana kadar maç başına sadece 75.0 sayı yediler ki bu alanda ligin en iyi 2. takımı konumundalar. Sarı lacivertliler rakipleri ortalama 13.5 top kaybına zorluyorlar ancak çember koruma ve bloklar konusunda iyi durumda değiller, ortalama 1.9 blok ile 16 takım arasında 14. sıradalar. Bursa serisinde ise normal sezonun aksine savunmada zorlandıklarını, ortalama 88 sayı yediklerini görmüştük. Bu seride Pierre’den de yoksun olmaları özellikle savunma alanında onları negatif etkileyecek kuşkusuz.

Daçka ise rakiplerine ortalama 74.7 sayı izni veriyor ve koç Ernak’ın öğrencileri, ligin en az sayı yiyen takımı ünvanına sahipler. Bu etkili savunma performansıyla beraber de rakipleri en çok top kaybına zorlayan takım konumundalar, ortalamada 15.2 ile. Ayrıca Fenerbahçe’nin aksine onlar bloklar ve çember koruma konusunda da daha iyi durumdalar, 2.5 blok ortalaması ile ligin 5. sırasında yer alıyorlar. Gaziantep serisinin ilk 2 maçında savunma zorlansalar da son maçta kendi kimliklerini ortaya koyarak 73-82 ile kazanmışlardı.

Hücum Ribaundları

İki takım da rakiplerinin temposunu kontrol edebilmek adına onların pota altında ribaundları zorladıkları, gibi kendi pota altlarında ise rakiplere fırsat vermiyorlar.

Fenerbahçe rakip pota altında maç başına 8.5 ribaund alıyor ve bu alanda ligin de ortasında yer alıyor ama gel gelelim rakipler onların pota altında maç başına sadece 72. ribaund ortalaması ile oynuyor ve bu alanda ligin en iyi takımı konumundalar. Bu sayede de ikinci şans sayılarına en az izin veren takım olarak savunma dengelerini her zaman koruyabiliyorlar. Pierre’in yokluğu ribaundlar konusunda da sarı lacivertleri negatif etkileyecek.

Daçka ise rakip pota altında ligin en iyi ribaund alan, en agresif 2. takımı yakaladığı 9.8 ortalama ile. Dolayısıyla ikinci şans sayıları koç Ernak’ın ekibinin önemli silahları arasında yer alıyor. Ayrıca bu sayede de savunmayı rakip pota altından başlatıyorlar, geçiş hücumlarını ve hızlı hücumlarını neredeyse başlamadan engellemiş oluyorlar. Ancak rakiplerin ise ortalama 8.5 hücum ribaundu almasına izin veriyorlar, yani bu alanda ligin orta şekerli takımlarından bir konumundalar. Zaman zaman rakiplerin onların canını bu alanda sıktığı da bir gerçek.

3 Sayı Yüzdesi

İki takım adına da 3 sayılık atışlar önemli bir faktör konumunda.

Sarı lacivertliler %39.2 ile ligin en iyi üçlük atan 3. takımı konumundalar ki maç başına da 9.9 üçlük isabeti buluyorlar. Melih (2.2), De Colo (1.7) ve Guduric (1.5) takımın bu alanda öne çıkan isimleri ki sezon ortasında takıma gelmiş olmasına rağmen Starks da süre aldığı 4 maçta ortalama 2.0 üç sayı isabeti buldu şuana kadar. 3 sayı savunması konusunda ise ligin en kötü 5. takımı konumundalar, ortalama %36.6 ile. Dolayısıyla hücumda önemli silahlarından biri zaman zaman onların da canını en sıkan konu olabiliyor.

Daçka’nın ise üçlük atışlar hücumdaki en önemli silahlarından biri değil, ortalama %36.2 ile üçlük isabeti buluyorlar ve maç başına buldukları 8.5 üçlük isabetli ile en kötü 4. takım konumundalar. Diğer taraftan 3 sayı savunması anlamında ligin en iyi 2. takımı konumundalar, ortalamada sadece %34.8 isabet oranı izin veriyorlar rakiplerine ve maç başına sadece 8.6 3 sayı isabetine izin veriyorlar. Dolayısıyla koç Ernak’ın öğrencilerinin savunmada en güvendiği konulardan biri diyebiliriz rahatlıkla.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.