RESMİ: Bologna, Mannion ile İmzaladı! (Analiz)

Gelecek sezon 7DAYS EuroCup‘da zirveyi hedefleyen son İtalya Lega Basket Serie A şampiyonu Virtus Bologna, yeni guardını NBA’den getirdi.

Son olarak Golden State Warriors forması giyen, sınırlı serbest oyuncu konumundaki Nico Mannion ile 2 yıllık kontrat imzaladılar. 2022 yazında ise İtalyan oyuncunun NBA çıkışı mevcut.

1.88 metre boyunda olan 20 yaşındaki genç yıldız adayı, 2020 NBA Draftı’nda 48. sıradan seçildiği Warriors ile geçen sezon 29 maçta ortalama 12.4 dakika sahada kalmış, 4.2 sayı, %36.7 3sayı, 1.6 ribaund, 2.4 asist ve G-League’de ise 9 maçta ortalama 33.1 dakika süre alırken 19. 3sayı, %36.0 3sayı, 3.3 ribaund, 6.8 asist, 1.8 top çalma istatistikleriyle katkı vermişti.

Olimpiyatlar’da İtalya milli takımı ile de boy göstermiş 4 maçta ortalama 22.8 dakika sahada kalırken 12.5 sayı, %22.2 3sayı, 1.8 ribaund, 4.5 asist istatistikleriyle mücadele etmişti.

EDİTÖR YORUMU:

Mannion, nam-ı diğer Ferrari, henüz 20 yaşında olmasına rağmen hem Warriors forması ile NBA’de hem de milli takım formasıyla çok olgun ve faydalı performanslara imza atmıştı. Özellikle İtalya’nın Olimpiyat elemelerinden çıkmasında ve sonrasında da çeyrek finale uzanan yolunda enerjisi ile takımın dinamolarından biri olmuştu. Özetle Bologna onu ikna edip Avrupa’ya getirip önemli bir işe imza atmış oldu bence.

Öncelikle genç oyun kurucunun artılarına bir göz atalım… Dribbling üzerinden kendi skorunu yaratabilen, bir çok silahı bulunan bir guard. Çok süratli bir oyuncu, bu nedenle rakiplerini kolaylıkla ekarte ederek potaya gidebildiği, orta mesafe ya da dış şut tehditini de kullanabiliyor. Zeki bir oyuncu, rakibini ve takım savunmasını iyi okuyarak genelde doğru seçeneklere yöneliyor, bu nedenle de yüksek verimli. Dış şutlarını NBA’de geliştirmeye devam etti ki Avrupa’da daha yakından atacak olmasının da avantajına sahip olacak. Topsuz oyunlarda da skor bulabilen Mannion, bu anlamda gerekirse Teodosic ile beraber de oynayabilir. Saha görüşü çok iyi, oyunu hisseden, birden fazla hamleyi düşünebilen, pasör özellikleri kuvvetli, özetle saf bir oyun kurucu. İşin savunma tarafında da ne kadar agresif, çalışkan, “yapışkan” bir isim olduğunu Olimpiyatlar’da görmüştük. Pajola ve Tonut ile beraber rakiplere bir çok kez zor anlar yaşatmışlardı.

Gelelim geliştirmesi gereken noktalara… Evet dış şutlarında ilerleme kaydetti ama hem ceza atışlarında hem de dribbling üstü üçlüklerde henüz tam olarak istikrarı yakalayabilmiş değil. İlk adımı patlayıcı değil ve bu nedenle de direkt çabukluğu ile rakipleri geçmeye çalışıyor, özellikle NBA seviyesindeki atlet ve hızlı guardlara karşı zorlanmıştı ama Avrupa’da daha rahat edecektir. Halen fiziksel olarak gelişimini tamamlayamadı, temas aldığı pozisyonlarda, trafik içinde zorlanabiliyor atışları bitirmekte. Ayrıca tecrübesizliğinin de etkisiyle maçlarda konsantrasyon problemleri yaşayabiliyor halen, süreklilik konusunda aşama kaydetmesi lazım.

NBA’deki kariyeri atletik özelliklerinin düşük olması, fiziksel olarak yeteri kalın olmaması ve şutunun istikrarsız olması gibi sebeplerden dolayı kolay kolay yükselişe geçemeyecektir. Ama İtalya milli takımında da gördük ki Avrupa’da sürati, zekası ve üst düzey oyun kurucu becerileri ile bir yıldız kumaşına sahip. Şutlarında biraz daha istikrarı sağlayıp, fiziğini de biraz daha kalınlaştırabilirse çok önemli bir oyun kurucuya evrilebilir. İtalya formasıyla onun agresif ve ıssıran oyununu, kaliteli paslarını izlemek keyifliydi gerçekten ve Virtus Bologna artık daha da yakından takip edeceğim bir takım olacak.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.