Efes’den Yine Facia Bir Son Çeyrek Performansı!

Turkish Airlines Euroleague play-off serisi 4. maçında temsilcimiz Anadolu Efes konuk olduğu Real Madrid‘e tıpkı 3. maçtaki gibi facia bir son çeyrek performansıyla yakalanıp 82-76’lık skorla yenildi ve serinin 2-2’ye gelmesine engel olamadı.

Anadolu Efes serinin 5. ve son maçında 4 Mayı Salı günü Sinan Erdem’de Real Madrid’i konuk edecek.

TÜM İSTATİSTİKLER İÇİN TIKLAYINIZ.

Real’de 2002 doğumlu Usman Garuba kariyerin en iyi maçını çıkardı, 24 sayı, 12 ribaund ile maçın kahramanıydı ki Euoleague tarihinde bir play-off maçında 30 ve üstü verimlilik puanına ulaşabilen en genç oyuncu oldu. Jaycee Carroll da 20 sayı, 4-7 3sayı ile galibiyetin diğer mimarıydı.

Temsilcimizde ise Rodrigue Beaubois 23 sayı, 5-8 3sayı, 2 ribaund, 3 asist ile en skorer isim olurken, Shane Larkin de 22 sayı, 3-8 3sayı, 2 ribaund, 8 asist ile diğer direnen isim oldu.

EDİTÖR YORUMU:

Maça iyi başlayan taraf Carroll’dan gelen üst üste sayılarla Real Madrid oldu. Savunmada enerjisi düşük başlayan Efes, Real hücumlarına dur diyemediği gibi hücumda da çok verimsiz bir başlangıç yaptı ve 17-0’lık bir seri yedik daha maçın başında! Kenardan Dunston ve Singleton’ın getirdiği enerji ile önce savunmada agresifliği arttırdık sonra da hücumda Larkin liderliğinde kendimize geldik ama ilk çeyreği 19-13 geride kapattık.

İkinci çeyrekte Larkin ve Beaubois’dan gelen üçlüklerle 19-19 beraberliği yakaladı temsilcimiz. Dış şutların girmeye başlamasıya Real savunmaları çözüldü ama Rudy’den gelen zor üçlük isabetleriyle onlar da maça tutundular. Beaubois ve Larkin ikilisinin savunmada da ortaya koydukları enerji ve gayret farkı açmamızı sağladı. Pas trafiğini kuramayan Real zorlama birebirlere yöneldi ve zor atışlarla dengeleri bozuldu, verimleri düştü, bu sayede de farkı 8 sayıya ladar çıkardı. Üçlük isabetleriyle gelen sekansların ardından temsilcimiz ilk yarıyı 47-36 önde kapatmayı başardı.

Üçüncü çeyrekle beraber üçlüklerin yanına çembere giderek hücumda üretmeye başladı lacivert beyazlılar. Ancak Real cephesinde yeniden devreye giren Carroll’ı durduramadık ve koç Laso’nun Garuba ile kısalarımız üstünde baskı kurmasıyla beraber gelen savunma odaklı basketler sayesinde farkı 4 sayıya indirmelerine engel olamadık. Mola sonrası Beaubois’nın hücumda takımı kendisine getirmesi ve savunmada yeniden vidaları sıkmamız sayesinde işler yoluna girmeye başladı. Topla oynayan Real kısaları karşısında pas açılarını kapatmamız, alanı daraltmamız onları yine çaresiz bıraktı diyebiliriz, hataya zorladık onları. Yine ekstra üçlükler bularaka ayakta kaldılar ve farkın açılmasına engel oldular, son çeyreğe temsilcimizin 66-57 üçtünlüğü ile girildi ama korkutucu olan son 3 dakikada hiç sayı üretememizdi…

Seri boyunca tam randıman alamadığımız Larkin son çeyreğin başında nihayet dedirten performansıyla Real’in kısalarımızı zorlayan savunmasını delmeyi başardı. Ama bu sekans kısa sürdü. Savummada Garuba üzerinden oynana ikili oyunları çok verimli kullanmaya başlayan Real’e engel olamadığımız gibi hücumda da pas vermeyi unutup biz de Real’in 3 çeyrekte genelde düştüğü hataya girip erken ve yanlış tercihler yaptık. Bu bölümde koç Laso, Garuba’yı tepedeki kısamızı birebir savunmak için kullanıp diğer oyuncuyla alan savunması, yani 1 & box uyguladı. Aslında zayıf halka Rudy’nin üzerinden istediğimiz şutları bulduk ama isabet çıkaramadık ve farkın 4 sayıya kadar inmesine engel olamadık. Moerman eline geçen fırsatlarda atışları kaçırıp yaptığı basit top kayıplarıyla yine saç baş yoldurdu. Bitime 2 dakika kala Efes 73-71 öndeyken 3. maçın bir kopyasını yaşamaya başladık adeta! Abalde’den gelen bomboş üçlük, savunmamızın konsantrasyonunun ne kadar düştüğünün bir göstergesiydi ve Real çok uzun bir aradan sonra öne geçti. Son 30 saniyeye girilirken iki takım da çizgiye gittiler karşılıklı olarak, Micic 1-2 ile dönerken Llull hata yapmadı. Maç topunu Larkin ile kullanmayı denedik ama yıldız oyuncu kötü bir üçlük tercihi yaptı ve top çembere bile değmedi. Ardından çizgiye Llull hata yapmadı ve maçın skorunu Real lehine 82-76 olarak belirledi.

Maalesef tıpkı 3. maçta olduğu gibi son 7 dakikada Real’den tam 19-2’lik bir seri yedik… Kabus gibi bir son çeyrek oynadık yine. Bu kez koç Ataman mola alarak da oyuna müdahele etmeye çalıştı ama yeterli olmadı. Final Four’a bir adım kala şampiyonluk parolasıyla oynayan ve bu kadar tecrübeli oyunculara, koça sahip bir takımın 2 maç üst üste son çeyrekleri böyle facia oynaması, mental olarak bu kadar düşmesi gerçekten anlaşılabilir ve kabul edilebilir gibi değil. Bir basketbolsever olarak çok ama çok kızgın ve üzgünüm… Umarım temsilcimiz kafasını toparlar ve Salı günü Sinan Erdem’de oynanacak tamam mı devam mı maçına en önemlisi mental olarak çok iyi hazırlanır ve kazanarak adını Final Four’a yazdırır. İlk 2 maçtaki dominant performanstan şu serinin bu hallere gelmesi çok sinir bozucu…

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.