MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Fenerbahçe Beko – Maccabi Tel Aviv

Turkish Airlines Euroleague 22.hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko, İsrail temsilcizi Maccabi Tel Aviv ile karşılaşacak.

Play-off potasını zorlayan iki ekibin kapışmasını izleyeceğiz. Fenerbahçe Beko, 4 tanesi İstanbul’da olmak üzere üst üste 6 maçını da kazanarak 11 galibiyete ulaşırken, evlerindeki maçlarda rakiplerine ortalama 18.8 sayı farkla üstünlük kurmasyı başarmıştı. Gelin birlikte temsilcimizin son 10 maçından 7 tanesini kazanmayı başarmış olan Maccabi karşısında galibiyete nasıl ulaşacağını mercek altına alalım, galibiyetin reçetesini belirleyelim.

Bir Tarafta De Colo Bir Tarafta Wilbekin!

Fenerbahçe’nin 6 maçtır kazanmasında, yakaladığı bu nefis seride Nando De Colo‘nun katkısı gerçekten çok büyük. Sezon başında düşünüldüğü gibi takımın bir parçası değil lideri olduğunu kendisi de farketmiş durumda ve son CSKA maçında da gördüğümüz üzere tecrübesi ve zekası ile arkadaşlarına yön vermeye, onları asistleri ile olduğu gibi agresifliği, arzusuyla da desteklemeye, beslemeye başladı. Bu maçta da onun performansı çok belirleyici olacak. Karşısında Bryant ve Dorsey gibi kendisine göre daha atlet isimler olacak ki Dorsey onun savunmasını da test edecektir, son maçlarda çok formda. Dolayısıyla De Colo’nun tıpkı CSKA maçında olduğu gibi savunmada da mesai yapması oldukça kritik. Maccabi cephesinde ise zaman zaman direkt De Colo’nun da karşısında göreceğimiz milli oyuncumuz Scottie Wilbekin olacak. Türk pasaportu da buluna Birleşik Amerikalı guard bu sezon takımı gibi bireysel anlamda da biraz düşük bir performans sergiliyor, daha doğrusu takımın düşük performansında onun da katkısı var. Ama ne olursa olsun çok önemli bir lider Wilbekin. Hem savunmada hem de hücumda Maccabi’nin onun üstüne kurduğu bir sistem var. Hatta son maçlard Dorsey ya da Bryant gibi isimlerin öne çıkmasında da onun bu liderliğinin payı büyük. Bu maçta da gerek Brown gerek De Colo’nun onun karşısında ekstra dikkatli olmaları, tam anlamıyla onu havaya sokacak, ritmini bulmasını sağlayacak pozisyonlardan uzak tutmaları gerekecek.

Vesely Faktörü ve Çember Altındaki Savaş

Koç Kokoskov’un sarı lacivertlilerde yaptığı sistem denemelerinde başarılı olmasını sağlayan faktör Jan Vesely‘nin Obradovic günlerinde geliştirdiği pasör özelliklerinin ön plana çıktığı hücumların oynanması oldu. Çek uzun gerek yüksek posttan gerekse alçak posttan hem uzundan uzuna hem de kısalara yaptığı servislerle adeta bir oyun kurucu bir oynadı son maçlarda. Bu rakip savunmaların Fenerbahçe’nin pas trafiğini bozma konusunda çaresiz kalmasına, saha yerleşiminde zorlanmalarına neden oldu. Aynı zamanda enerjisi ile her iki pota altında da büyük bir güç olan Vesely’nin alternatifinin olmaması temsilcimiz adın en büyük handikap. Hamilton ile beklendiği gibi yollar ayrıldı ve yeni transfer O’Quinn’in ilk kez bu maçta forma giymesi bekleniyor ama tabiki ona da zaman tanımak lazım adapte olması için, sonuçta ilk kez ABD dışında forma giyecek. Yine de bu maçta kendisinden beklenen ribaund katkısı ve savunmada fiziksel oyun konusunda sınırlı sürelerde de olsa katkı verebileceğini, Vesely kadar olmasa da onun da pasör özelliklerini yavaş yavaş görmeye başlayacağımızı düşünüyorum. Diğer taraftan Ahmet’in de son maçlarda artan bir form grafiği var, bu maçta Zizic, Bender, Cline, Hunter gibi uzunlara karşı Vesely’nin en önemli yardımcısı olacak Barthel’in de yokluğunda.

BASKETBOL ERKEK - Fenerbahçe Spor Kulübü

3 Sayı Savunması

Sarı lacivertlilerin bu sezon en büyük eksilerinden biri 3 sayı savunması. Temsilcimiz rakiplere maç başına 10.2 üçlük isabeti veriyor ve bu alanda ligin en kötü 2. takımı konumundalar. Karşılarında ise Wilbekin, Bryant ve Dorsey gibi önemli şutörleri bulunan bir rakip olduğunu net olarak belirtmek lazım ki İsrail ekibi kazandığı maçlarda yüzde 39.4 3sayı isabetiyle oynadı şuana kadar. Bu nedenle temsilcimizin savunmada defalarca kez kapanıp açılmasını izlememiz gerekecek. İkili oyunlarda özellikle bu 3 isimde top varken kısaların perde altından geçmemeleri, rotasyonlar sonrası Bryant ve Caloiaro’yu köşe üçlüklerinde boş bırakmamız ve tabiki şutör uzunlar Cline ile Bender’ın dışa devrilmelerine dikkat etmemiz gerekecek. Bunun haricinde hem Dorsey hem de Wilbekin dribbling üstünden de yüzdeli üçlükler atabilen etkili skorerler, dolayısıyla onları bir adım geriden savunmak yerine şutlarını bozmaya çalışıp penetrelerinde uzunlardan yardım beklemek daha doğru bir hamle olacaktır.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.