MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Zenit – Anadolu Efes

Turkish Airlines Euroleague 21.hafta mücadelesinde temsilcimiz Anadolu Efes, Rusya’da formda rakibi Zenit karşısına çıkacak.

3 maçlık bir galibiyet serisi yakalayan ve toplamda 11-9’a ulaşarak play-off yarışındaki iddiasını sürdüren Anadolu Efes‘in serisini 4 maça çıkarabilmesi için dişli rakibi Zenit karşısında neler yapması gerektiğine birlikte göz atalım ve galibiyetin reçetesini beraber oluşturalım. Keyifliokumalar.

Topun Değerini Bilerek Hücum Etmek

Zenit ligin en iyi savunma yapan takımı, rakiplere maç başına sadece 72.9 sayı izni veriyor ki bunu yaparken de onları maç başına 11.9 top kaybına zorluyor. Dolayısıyla Efes’in rakibin sert savunmasına karşı sabrederek, pas trafiğini iyi kurarak yani topun değerini bilerek hücum etmesi şart. Aksi durumda Zenit savunmasının kilidini direkt birerbirlerle ya da bir iki pasla oynanacak ikili oyunlarla açmak hiç kolay olmayacaktır. Zaten Efes konsantre olduğunda birbirini çok iyi tanıyan ve pozisyon bilgisi yüksek olan isimlerden kurulu bir takım olmasının avantajıyla Euroleague’de pas trafiğini en iyi kuran, en verimli hücum eden takımlardan biri, son 3 maçlarını kazanırken ortalama 95 sayı üreterek de bunu gösterdiler zaten. Elbette Pleiss ve Simon’un olmayışı artı Larkin’in dizindeki ağrı nedeniyle yüzde yüzüyle sahada olamaması önemli dezavanjlar ama formda Micic-Beaubois ikilisi, x-faktör Moerman, istikrarlı uzun Dunston ve son haftaların yükselen isimleri Anderson ve Sertaç ile Efes’in elinde ciddi bir cephane mevcut ki koç Ataman süre verirse yeni transfer Musa da bu maçta forma giyebilir.

Zenit’i Düzen Dışına Çıkarmak

Koç Pascual yönetimindeki Rus ekibi tam bir düzen takımı ve daha çok yarı saha basketbolunu tercih ediyorlar. Rakipleri sert savunma ile boğup sonrasında yarı sahada oynadıkları kontrollü oyunla hem daha güvenli skor üretiyorlar hem de rakibin temposunu da kendi hücumlarından başlayarak düşürmüş oluyorlar. Bu noktada Anadolu Efes’in onları düzenden çıkarması gerekecek. Koç Ataman hem Galatasaray döneminde hem de Efes döneminde Avrupa’da kaos basketbolunu en iyi oynayan, en verimli koçlardan biriydi, halen öyle. Evet Larkin’in olmayışı bizi tempo anlamında zorlayabilir ama Micic ve Beaubois da bu anlamda çok değerli isimler. Dolayısıyla temsilcimizin her geçiş hücumunu ve her hızlı hücum fırsatını değerlendirmesi, tempoyu her fırsatta arttırması gerekiyor ki son maçlarda gelen seri galibiyetlerin temelinde yüksek tempoda oynanan tam saha basketbolu vardı. Kaos basketbolu derken rakibe tam sahada ya da yapılacak sıkıştırmalı baskılarla onların yarı sahaya süre kaybederek ve düzen dışında geçmelerini sağlamak, yarı sahada ise kombine savunmalarla, one&box olabilir ya da paylaşımlı alan savunması olabilir, onları şaşırtmak gibi yöntemler kullanılabilir. Bunun temel amacı da oyun kuruculardan Rivers, Hollins, Baron gibi şutörlere akan pasları, sonrasında da onlardan potaya giden şutları ya da uzunlara inen pasların kanallarını kapatmak olacak. Ama sonuçta onları tempo yapmaya zorlayacak, kendi sistematik oyunlarının dışına çıkarabilecek yöntemler çıkarmalıyız az önce verdiğim örneklerdeki gibi.

Dunston ile Gudaitis Eşleşmesi ve Ribaundlar

Son haftalarda Euroleague’in en formda uzunlarından ikisi bu maçta karşı karşıya gelecek. İki uzun da genelde savunma performansları ile öne çıkıyor olsalar da son maçlarda ortaya koydukları hücum etkinlikleri ile de takımlarının en güvendiği isimler arasına girmeyi başardılar. Özellike Gudaitis, Poythtress’ın sakatlığı sonrası artan dakikalarını çok verimli kullanıyor. Gerek hücum ribaundları ile gelen ikinci şans sayıları, gerek ikili oyunlarda yaptığı dikine ve çabuk devrilmeleri yüksek yüzde ile bitirmesi eşliğinde takımına ciddi anlamda katkı sağlıyor skor üretimi konusunda. Dolayısıyla Pleiss’ın yokluğunda Dunston’ın özellikle onu olabildiğince potadan uzak tutması, mümkünse ikili oyunlarda devrilmelerine kısadan çabuk yardım getirerek çabuk önlem almalıyız. Tabi sadece Gudaitis değil Thomas da son haftaların formda ismi, savunmada, özellikle alçak postta ona da dikkat etmemiz gerektiğini hatırlatırken, temsilcimizin tempo yapması için temel faktörün savunma ribaundlarının sağlam alınıp topun hemen guardlarla buluşturulması olduğunu da belirteyim. Yani hem uzunlarımızın hem de forvetlerimizin savunma ribaundlarına ciddi anlamda konsantre olması gerekecek tempoyu biz istediğimiz gibi yukarı çekebilelim.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.