MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Alba Berlin – Fenerbahçe Beko

Turkish Airlines Euroleague 13. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko, Almanya’da Alba Berlin‘e konuk olacak.

Kötü bir dönemden geçen Fenebrahçe Beko geçen hafta zorlu Zenit deplasmanından galibiyet çıkararak moral bulmuş, olumlu sinyaller vermişti. Şimdi bir galibiyet serisine başlamak istiyorlar ve bunun için Alba engelini geçmeleri gerekiyor. Gelin birlikte temsilcimizin galibiyet yolunda neler yapması gerektiğini, zaferin reçetesini mercek altına alalım. Keyifli okumalar.

De Colo’nun Dönüşü ve Guard Eşleşmeleri

Öncelikle sarı lacivertlilerin son haftalarda hücumda ne kadar zorlandığını gördük. Çünkü kendi skorunu üretebilen, bunu yaparken de rakip savunmaları düzen dışına çıkaran bir isim yoktu ellerinde. İşte Nando De Colo‘nun dönüşüyle artık ellerinde bu yaratıcı isim olacak. Gerek birebirde gerekse takım savunmalarına karşı doğru kararı verip hem kendi skorunu üretebilen hem de pasör özelliği ile dağıtım yapabilen Fransız yıldız ciddi anlamda maç eksiği olsa da fark yaratacaktır eğer koç Kokoskov süre verirse. Ancak bir diğer önemli konu yine 1 numara pozisyonu olacak. Çünkü son maçlarda Alba’nın etkinliğinin ve aldığı sürpriz sonuçların temelinde yer alan isim Peyton Siva. Öncelikle pası düşünen ve sürati, güçlü fiziği ile delici penetreler yapan tecrübeli oyuncu, mesafeye tanımayan şutları ve kritik anlarda el yakan topları yüzdeli kullanması ile bilinen bir guard. Onun karşısında genelde göreceğimiz isim ise Lorenzo Brown olacak. Savunmada uzun kolları ve fiziksel avantajı ile Siva’nın pas açılarını kapatacak şekilde topa baskı yapması, onu rahatsız etmesi çok önemli olacak. Hücumda ise atletik özelliklerini kullanarak daha çok birebirlerle sonuca gitmeyi düşünen Brown, şutlarından çok penetrelerine güvenen bir guard. Ama son haftalarda gördük ki oyun sıkıştığında birebirler üzerinden skor üretmeye yönelip, dış dünyaya kapılarını kapatınca takıma çok zarar veriyor. İşte bu anlarda onun değil, De Colo’nun top kullanması çok kritik olacak. Aksi durumda takımın hücum ritmini kaybedip, pas sayısının azalmasına neden oluyor Brown.

3 Sayı Savunması

Alba geçtiğimiz hafta Valencia’yı deplasmanda 92-100’lük skorla geçerken 17-32 3 sayı isabetiyle de dikkatleri üstüne çekmişti. İki önemli şutörü Fontecchio ve Eriksson olmadan bu başarıyı yakalamaları da ayrıca önemliydi. Bu başarının temelinde aslında guardların verimli oynaması vardı. Siva takımın 28 asistinden 10 tanesine imza atarken, Granger ve Lo da 5’er asist yapmışlardı. Guardların bu şekilde pas trafiğini kurduğu bir ortamda üçlüklerin gelmemesi zaten sürpriz olur çünkü Alman ekibinin her pozisyonunda 3 sayı tehditi bulunan oyuncuları var ki Valencia karşısında 9 farklı oyuncudan 3 sayı isabeti bulmayı başarmışlardı. Burada yine guardlarımıza çok önemli bir iş düşüyor. Tüm Alba guardları karşısında maç boyunca baskıyı devam ettirip, rahat pas vermelerini engellemek, onları yanlış tercihlere ve gerekirse birebirlere zorlamak gerekecek. Lo ve Granger’ın 5’er asist yerine birebirler üzerinden 10’ar sayı üretmeleri temsilcimize çok daha az zarar verecektir. Ayrıca tempolu oynayan Alba karşısında geçiş hücumlarında direkt pota altına gömülmek hata olur, uzunlarımız dahil tüm oyuncuların geri koşarken 3 sayı savunmasını da düşünmeleri, takım savunması tam yerleşmeden pota altına inmemeleri gerekiyor. Geçen hafta Zenit karşısında özellikle ikinci yarıda yaptığımız başarılı takım savunmasını sürdürebilmek için 3 sayı savunmasına özellikle konsantre olmamız gerekiyor.

Baskonia - Fenerbahçe Beko maç özeti izle (VİDEO)

Ribaundlar

Sarı lacivertlilerin bu sezon en çok başını ağrıtan konulardan biri kuşkusuz ribaundlar. Özellikle rakibe verilen hücum ribaundları ve ikinci şans sayıları çok canımızı yaktı. Öyle ki bu sebeple bir çok maçta savunma direncini de sağlayamadık. Alba da hücum ribaundları konusunda iyi bir takım. Evet Lammers yok ama yine de Thiemann, Sikma ve Giffey gibi isimleri iyi box-out edip topa hamle yapmak yerine önce onları potadan uzak tutmalıyız. Tabi bu esnada forvetler ve kısalardan da katkı almamız, havuza düşen topları vermememiz gerekiyor. Alba’nın yüksek tempoda oynamayı seven bir takım olmasıyla birlikte savunmamızı onların sahasında başlatmamız kritk, bu da bizim hücum ribaundlarını forse etmemiz anlamına geliyor. Jan Vesely, Barthel ve Ahmet’in dışında özellikle Pierre ve Ulanovas gibi potaya yakın oynayan forvetlerin de hücum ribaundlarını forse edip alamasak da en azından Alba hücumlarını başlarken yavaşlatabiliriz bu sayede. Lammers’in yokluğunda onların pota altındaki ribaundlar konusunda mutlaka Vesely’nin agresif olması gerekiyor.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.