MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Hırvatistan – Türkiye

2022 FIBA EuroBasket elemeleri kapsamında pandemi önlemleri nedeniyle ülkemizde Sinan Erdem’de düzenlenecek fanus organizasyonunda A Milli Takımımız bu bölümün ilk maçında Hırvatistan‘ı konuk edecek.

İki takımın da NBA oyuncuları ve bir çok diğer yıldızından yoksun olduğu bu maçta 12 Dev Adam’ı galibiyete götürmesini beklediğim reçeteyi sizlerle paylaşacağım.

Özlenen ve Beklenen Lider: Larkin

Yıllardır milli takımımızın en büyük sorunlarından biri lider özellikleri bulunan ve gerektiğinde skor yükünü çekebilecek, taşın altına elini sokacak bir oyun kurucuya sahip olmamasıydı. Maalesef bu rol için 80 milyonluk ülkede bir türlü kendi gençlerimiz arasından uygun bir aday bulamadık, yetiştiremedik… Bu noktada da haklı olarak, rekabetçi olmak adına bu açığımızı devşirme oyuncu opsiyonu ile kapatmak istememiz çok doğal. İlk denemeyi Muhammed sonrasında da Wilbekin ile yapmıştık. Muhammed deneyi nispeten başarılı olsa da fiziksel dezavantajları, dış şutlara dayalı oyunu, bitirici yönünün organizasyon özelliklerinden öne çıkması ve ilerleyen yaşıyla tam da isteneni verememişti. Sonrasında Wilbekin ile çok umutlanmıştık ama onun da istikrarsız oyunu, henüz kulüp seviyesinde bile kendini bulamamış olması ve onun da daha çok bir bitirici olması doku uyuşmazlığına sebep oldu. Şimdi elimizde harika bir fırsat var. Geçen sezon Euroleague’i kasıp kavuran ve bu sezona da sakatlık nedeniyle geç başlamasına rağmen hızlıca ritmini bulan, Kızıl Yıldız maçında da ne kadar formda olduğunu gösteren süper yıldız, Shane Larkin artık ülkemizin başarısı için ter dökecek. Koç Orhun Ene‘nin ne kadar önemli bir oyun kurucu olduğunu, Tofaş günlerinde Micic’in gelişimine de ne kadar önemli katkılar verdiğini, oyuncuların dilinden çok iyi anladığını biliyoruz. Larkin ile beraber milli takıma farklı bir çehre getireceklerini düşünüyorum. Büyük bir fedakarlık yaparak Perşembe Kızıl Yıldız maçını oynayıp akşam uçakla gelerek Cuma Hırvatistan karşısına çıkacak. Ama Kızıl Yıldız maçında enerjisinin ne kadar yüksek olduğunu gördük. Sezon başında dinlenerek geçirdiği günlerin karşılığını fazlasıyla vereceğini düşünüyorum. Etrafındaki genç oyuncuları da yukarı çıkaracağını, Hırvatistan savunmasının özellikle onun penetrelerine çözüm bulmak için kapanacağını, Larkin’in de asistleri ile hem şutörlerimizi hem de uzunlarımızı besleyeceğini düşünüyorum. Euroleague takımlarının bile ona çözüm bulmakta zorlandığını, genelde de bulamadığını düşündüğümüzde vasat bir kadroyla oynayacak Hırvatistan’ın da pek şansı olmayacağını düşünüyorum.

Savunma, Savunma, Savunma

Koç Sarıca’nın takıma getirdiği önemli artılardan biri kuşkusuz savunma anlayışıydı. Koç Ene’nin de bunun üstüne inşa etmeye devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü Larkin’i bir kenara bırakırsak diğer pozisyonlarda kendi skorunu üretebilen, yaratıcı oyuncularımız yok ve bu da yarı sahada zorlanmamıza, zaman zaman kısır kalmamıza neden oluyor. Tempoyu yükseltmek için savunmayı sertleştirip, rakibi hataya zorlamamız açık alanı daha fazla kullanmamızı sağlayacaktır. Zaten Hırvatistan’ın elinde de özel skorerler veya yıldılar yok. Ancak kanatlarda oynayan Kruslin ve Dreznjak ikilisini hafife almamak gerekli. Mutlaka 2 ve 3 numarada oynayan savunmacılarımızın onlara boş atışlar tanımaması, her fırsatta atışlarını bozması gerekiyor. Melih, Göksenin ve Metecan’ı göreve çağırıyoruz 😉 Tecrübeli oyun kurucu Ukic elbette eski günlerinden uzak ama halen rahat bırakırsanız takımını iyi yöneten, özellikle ikili oyunları etkili kullanan bir isim. Larkin dışında sahada olacak guardımızın onu baskı altında tutması gerekecek, Berk ve Doğuş’un savunmada enerjilerini her fırsatta ortaya koymaları gerekiyor.Buğrahan’ın da hücumda beklediğimiz yaratıcılığının dışında savunmada sırıtmaması, agresif oynaması şart. Bizim pota altı rotasyonumuzun da üst düzey olmadığını düşündüğümüzde özellikle savunmada boyalı alanda agresif olmamızı onları temasa zorlamamız gerekecek. En önemli silahları Sassari ile çok iyi bir sezon geçiren, geleneksel pivotların son örneklerinden Bilan. Onu genelde birebir bırakmamak ters taraftan yardım getiererek pasa zorlamak, Hırvatistan hücumlarının hata olasılığını arttıracaktır. Ancak Sakic oyundayken bu yardımı 4 numaradan getirmek tehlikeli olabilir çünkü pozisyonunda Avrupa’nın en önemli üçlükçülerinden biri olan Sakic’in dışarı açıldığı setleri oynamayı çok seviyorlar.

Resim

Forvetlerin Ribaund Katkısı

İki takım da ribaundlar konusundaki istatistiklerde birbirilerinden farklı değiller. Ama Hırvatistan’ın hızlı hücum sayıları konusunda bizden iyi durumda olduğunu biliyoruz. Bu noktada Larkin varken bizim de etkili olacağımız bir gerçek ama savunmanın başlangıcı hücum ribaundları ile oluyor. Elimizde Alperen, Ege ve Sertaç gibi formda, savaşçı ve ribaundçu 5 numaralar var. Ama Hırvatistan’ın asıl güçlü olduğu nokta forvetlerin ribaundlarda verdiği katkı ve alınan net savunma ribaundları ile 2,3,4 numaraların hızlı hücumu dribbling ya da doğru ve net ilk pasla başlatabilmeleri. Bu nedenle bizim de güçlü ve gençlik ateşiyle dolu olduğumuz forvet pozisyonlarında mutlaka iki pota altında da ribaundları zorlamamız, onları yıpratmamız gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Metecan ile Berkan’a burada önemli iş düşecek ama Göksenin, Doğuş ve Şehmus’un da pozisyonlarına göre iyi ribaundçular olduğunu biliyoruz, dolayısıyla bu alanda katkı vermeleri çok kritik olacak tempo kontrolü ve Hırvatistan’ın ritm bulmasına engel olmak adına.

Resim

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.