Türkiye Basketbol Liglerinde Sezon Tamamlanmalı mı?

Hepimizin evde kaldığı ve sağlık çalışanlarımızın coronavirüs salgını için cephede bizler için savaştığı bu zorlu günlerde ülkemizin kaydettiği ilerleme gerçekten alkışları hakediyor.

Ancak bu ilerlemeye aldanmayıp önlemleri yumuşatmamak lazım. Çünkü unutmayalım virüs bir yere kaybolmadı, halen dışarıda ve biz ona kalıcı bir ilaç ya da aşıyla çözüm bulabilmiş değiliz.

Evet bu açıklamalarla başladım yazıma çünkü son haftalarda bakanlığın ve TBF’nin ligleri geri döndürme konusundakli açıklamalarını, inatla çalışmalarını hayretle izliyorum maalesef…

Öncelikle lütfen unutmayalım basketbol bir temas sporudur ve kapalı bir alanda oynanır, yani taraftarların salonda olmaması orada görev alan hakemlerin, koçların, görevlililer ve tabiki sahadaki 10 oyuncunun sosyal mesafeyi koruyabilecekleri anlamına gelmez.

Ayrıca futbolda sezonu devam ettirirsiniz sezon biter şampiyon belli olur, basketbolda ise normal sezon sonrası play-off formatı oynanmalıdır yani futboldan çok daha komplike bir süreç vardır.

Konunun sağlık güvenliği kısmındaki hatırlatmalardan sonra gelelim herkesin diline doladığı işin ekonomik boyutuna…

Öncelikle ligimizi dev aynasında görmekten vazgeçerek başlayabiliriz. Ligimizde neredeyse hiçbir takımın doğru dürüst bilet geliri yok, biraz Anadolu Efes, Fenerbahçe Beko ve Pınar Karşıyakaya’yı sayabiliriz belki. Bunun haricinde naklen yayın anlaşmaları NBA ve Euroleague’in yanından bile geçemez, sponsorluk gelirleri çok ama çok sınırlı, öyle ki orta seviye ve küçük takımların neredeyse tek gelirleri iddiadan geliyor. Şimdi ligin geri kalanını taraftarlara kapalı oynattığınızda zaten az olan gelir olmayacak, ülkenin ekonomik durumunu düşününce sponsorların da çoğu katkı veremeyecekler, peki takımlar sadece iddia gelirleriyle mi sezonun geri kalanını oynayacaklar!

Sağlık ve ekonomiden sonraki üçüncü konu ise yabancı oyuncuların kontratları ve tabiki oyuncuların fiziksel durumları…

Burada tek tek yazmayacağım ama Euroleague temsilcilerimiz artı Karşıyaka, Türk Telekom, Tofaş dışında diğer tüm takımlarımız yabancıları ile yollarını ayırdılar ve özellikle Birleşik Amerikalı oyuncular ülkelerine döndüler, geri dönmeleri de oldukça zayıf bir ihtimal. Bu durumda ligleri oynatmaya kalktığınızda takımların bir çoğu mevcut sezon kadroları ile mücadele edemeyecekler, yani ligi tamamlamanın bir anlamı olmayacak. Diğer taraftan Anadolu Efes dışında bireysel antrenman için bile tesislerini açan kulüp yok yani oyuncular Mart’ın ortasından bu yana toptan ve parkeden uzaklar. Yaz döneminde bile bir çok oyuncunun bu kadar uzun süre tatil yapmadığını düşündüğümüzde fiziksel olarak hazır olmaları için en az 4-5 hafta gerektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun üstüne bir de yabancı oyuncuların ülkemize döndüğünde 2 haftalık karantina sürecine tabi tutulacaklarını düşünürsek 1.5 – 2 aylık bir süre gerekecek takımların hazırlanması için… Tüm bu durumun üstüne bir de oyuncuların mental problemlerini, normal hayata adapte olmaları için geçecek fiziksel süreyi de eklemek lazım….

Peki ligimizdeki sıralamanın futboldaki gibi Avrupa kupalarına bir etkisi var mı?

Elbette cevap çok basit: HAYIR. Çünkü Avrupa’da basketbolun zirvesi olarak kabul edilen Euroleague’de zaten iki takımımız A lisansı ile yani ligdeki sıralamadan bağımsız olarak oynuyorlar. Onlar dışında 3. bir takımın da ligdeki sıralama ile Euroleague’de yer alması söz konusu değil. Benzer şekilde bir alt seviyedeki organizasyonlar EuroCup ile Şampiyonlar Ligi de ligdeki sıralamadan çok takımların taraftar kitlesi, daha önce Avrupa sahnesinde elde ettiği başarılar ve tabiki bütçe gibi kriterlere bakıyorlar. Özetle ligi tamamlamamızı ve sıralamayı netleştirmemiz gerekecek bir durum yok…

Ya ligden düşme ve yükselme ne olacak dediğinizi duyar gibiyim…

Bu konuda da cevap basit aslında. Öncelikle mali kriterler BSL’de yavaş ve sınırlı da olsa uygulanmaya başladı. Şuanda özellikle ligin alt sıralarında yer alan takımlara sorduğunuzda hepsi ligde kalmaya devam isteyecek mi? Eğer istiyorlarsa siz zaten sezonu böyle tescil edip bir şampiyon ya da düşme olmadan bitirebilirsiniz, yani Beyaz Sezon olur. Eğer tüm takımlar mali kriterleri yerine getirip yeni sezonda da devam etmek isterse. TBL’yi de aynı şekilde tescil edeceğiniz için normal sezonu lider tamamlamış takıma bakarsınız şartları sağlıyorsa lige alırsınız ve bir sezon fazla takımla oynarsınız olur biter. Bu örneği BSL ve TBL üzerinden verdim ama gerek alt ligler gerekse kadın basketbolu için aynı mantık geçerli.

Özetlersek, liglerimizin ısrarla oynatılmaya çalışılmasının takımlara, oyunculara ve basketbolumuza bir faydasını göremiyorum!

Umarım bakanlık ve TBF bu sevdadan biran evvel vazgeçip, bu sezonu hiç oynanmamış olarak kabul edip tarihin tozlu sayfaları arasına gömer ve yeni sezonun nasıl daha güvenli, daha doğru ve daha uygun bir formatta oynanacağına dair kafa yormaya başlarlar. Elbette sezonun bu kadar oynanan haftasında herkesin; masöründen, oyuncusuna, koçuna, hakemine, TBF yetkilisine, sponsoruna ciddi bir emeği var ama bu emeğin karşılığı böyle zorlama, sıkıntılı ve riskli bir süreçle ödenemez ki zaten bu emeğin temel sahibi oyuncular da bu tarz bir sezon tamamlaması istemezler eminim… Fransa, İtalya ve VTB gibi gerçekçi olduğumuzda ligimize daha yakın ölçekli olduğunu bildiğimiz ligler ve onların da sezonu iptal ettiğini, oynamaya zorlamadıklarını unutmayalım.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.