Maç Analizi: Fenerbahçe, Alba’yı Ezdi Geçti!

Turkish Airlines Euroleague 12. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko konuk olduğu Alba Berlin‘i 75-105’lük skorla sahadan sildi adeta ve farklı Real mağlubiyetinin reaksiyonunu göstermiş oldu.

Bu sonuçla temsilcimiz derecesini 10-2 yaptı ve liderlik koltuğunda oturmaya başladı ve Alba ise 3-9 ile son sıraya geriledi.

MAÇIN TÜM İSTATİSTİKLERİ İÇİN TIKLAYINIZ.

Fenerbahçe Beko‘da Carsen Edwards 13 sayı, 8 asist, Marko Guduric 13 sayı, 6 asist, Johnathan Motley 11 sayı, 6 ribaund, Metecan Birsen 10 sayı, Nigel Hayes-Davis 10 sayı, Tonye Jekiri 10 sayı, 10 ribaund, Devin Booker 10 sayı, 3 ribaund ve Nick Calathes 10 sayı, 6 ribaund, 7 asist ile galibiyeti getiren başlıca isimler oldular.

Alba cephesinde ise Jaleen Smith 15 sayı, Maodo Lo 12 sayı, 2 asist, Ben Lammers 12 sayı, 3 ribaund ve Johannes Thiemann 10 sayı, 4 ribaund ile direnmey çalışan isimlerdi.

EDİTÖR YORUMU:

Temsilcimizde koç Itoudis bu kez Motley’i benchten getirmeyi tercih etti. Koumadje’nin yokluğunda boyalı alanı korumakta zorlanan Alba karşısında Jekiri ve Hayes ile çembere yakın sayılarla başladık. Calathes de potaya giderek bulduğu sayılarla Alba’nın yumuşak savunmasını cezalandırdı, farkı daha ilk dakikalardan çift hanelere çıkardık. Koç Gonzalez’in molası sonrası savunmayı sertleştiren Alba, bizi basit top kayıplarına zorladı ve maça ortak oldu, ilk çeyreği 18-24 önde tamamladık. İkinci çeyrekte özellikle Calathes üstündeki tuzaklı savunmaları sürdüren Alba karşısında organize olmakta zorlandık. Yunan guardın tecrübesine yakışmayan top kayıpları nedeniyle düzenden çıktık ve Alba farkı 3 sayıya düşürdü. Metecan’ın oyuna girmesiyle savunmada enerjisini yukarı çeken temsilcimiz yeniden çembere atak etmeyi de hatırlayınca işler yoluna girdi, farkı tekrar çift hanelere çıkardık. Yarı sahayı çabuk geçen temsilcimiz Alba’nın savunma zaaflarını değerlendirdi, farkı açmaya başladı ve soyunma odasına 35-54 gibi net bir skorla önde girdik.

İkinci yarının başında skora yaptığı katkının yanı sıra penetre pas oyunlarında yaptığı servislerle de hücumda seviyemizi bir kademe yukarı çekmiş oldu. Savunmada vidaları giderek sıkan sarı lacivertliler Mercedes-Benz Arena’da kendilerini yalnız bırakmayan, neredeyse atmosferi Ataşehir’e çeviren Türk taraftarların da desteğiyle maçı erkenden kopardı, fark 20 sayının da üstüne çıktı artık. Çeyreğin kalan kısmında potayı göremeyen ve oyundan tamamen düşen, mental olarak da maçı bitiren Alba karşısında farkı daha da açtık ve final çeyreğine tam 32 sayılık farkla, 52-84 önde girdik. Son çeyrekte de rotasyonu genişleten ve hücumda skor dağılımını arttıran sarı lacivertliler 100 barajını da geçerek karşılaşmayı 75-104’lük skorla kazandı ve Ataşehir’deki farklı Real Madrid mağlubiyetinin reaksiyonunu da vermiş oldu.

Sarı lacivertliler Guduric’in dönüşüyle hücumda tekrar kendisine geldi ve Wilbekin’in yokluğunu daha az hissetti. Pierre’in yokluğunda da Metecan ve Hayes-Davis de verimliliklerini arttırmaya devam ediyorlar. Özetle Real karşısında alınan farklı mağlubiyetin ardından Alba gibi geçen hafta Barça’ya bu sahada kök söktürmüş bir takımı bu şekilde farklı yenmek çok ama çok değerliydi. Gösterilen bu reaksiyonla beraber koç Itoudis’in takıma kazandırmış olduğu karakterin ne kadar önemli olduğunu gördük. Real maçındaki takımın aksine yine sezon boyunca izlediğimiz gibi yüksek enerji ile mücadele eden, rakibini ıssıran, fiziksel olarak hep diri kalan bir Fenerbahçe izledik, bu da farklı galibiyeti getirdi zaten.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.