ANALİZ: Almanya – Polonya

2022 FIBA EuroBasket‘de turnuva öncesindeki beklentilerin üstüne çıkan iki takımın bronz madalya kapışmasını izleyeceğiz.

Bir tarafta turnuvanın ev sahibi olan ve koç Herbert yönetiminde disiplinli ve topu paylaşan oyunuyla herkesin beğenesini toplayan Almanya, diğer tarafta Ponitka ve Slaughter liderliğinde tam bir peri masaloı yazan Polonya. Gelin her zaman olduğu gibi bu maçın analizini beraber yapalım, keyifli okumalar.

Almanya turnuva öncesinde herkesin sürpriz yapmasını beklediği bir takımdı ama özellikle uzun rotasyonunda yaşanan sıkıntılar sonrası yarı final beklenmiyordu. Onları buraya kadar getiren artıların başında topun değerini çok iyi bilmeleri, paylaşmaları ve mücadeleci kimlikleri geliyordu. Pas trafiğini iyi kuran Almanlar, maç başına 18 asiste karşın sadece 11 top kaybı yapıyorlar. Hücumdaki önemli silahlarından biri de dış şutlar. Wagner, Lo, Schröder üçlüsünün derliğinde turnuvanın en iyi üçlük atan takımlarından biri konumundalar ki kaybettikleri İspanya yarı finalinde bile %38 ile oynamışlardı yay gerisinden. Ayrıca başta Lo olmak üzere benchten her zaman iyi katkı aldı koç Herbert, ortalama 36 sayılık bir üretim geliyor bench oyuncularından. İspanya maçında sıkıntı yaşamalarının temel nedeni bu katkının sadece 19 sayıda kalmasıydı… Ribaundlar sanırım istikrarlı olmadıkları tek konu. Evet turnuva ortalamaları iyi durumda, bir çok takımdan daha çok ribaund aldılar ama İspanya maçında bu alanda sıkıntı yaşadıklarını görmüştük. 28-33 gibi bir üstünlüğü rakibe vermişlerdi ki hücum ribaundlarını yeteri kadar forse edemedikleri için net savunma ribaundları alan İspanya tempoyu Brown ile istediği gibi dikte etmişti.

Koç Milicic’in öğrencileri istatistiklere bakılınca burada olması hakikaten sürpriz şeklinde adlandırlacak bir takım. Slovenya karşısında Ponitka başta olmak üzere takım olarak kendilerini aşmışlar, müthiş bireysel performanslarla son şampiyonu elemişlerdi. Ama sonrasında Fransa karşısında tam bir çöküş yaşadılar ve bana göre neredeyse gerçek seviyeleri de o performanstı zaten. Dediğim gibi bunu istatistikler de gösteriyor. Onlar adına söyleyebileceğimiz en önemli artı Ponitka ve Slaughter gibi iki tecrübeli topa yön verici sayesinde organizasyonda sorun yaşamamaları ve topun değerini iyi bilmeleri. Diğer taraftan bench katkısı da fena değil, Zyskowski, Sokolowski, Cel gibi tecrübeli isimler zaman zaman öne çıktılar turnuva boyunca. Her ne kadar Balcerowski’nin neredeyse alternatif olmasa da pota altını da verimli kullandıklarını belirtelim. Diğer taraftan çember savunma konusunda ise ciddi sorunlar var ve bunu en iyi gösteren Fransa oldu şuana kadar. Ribaundlarda 21-40 ile ezildikleri o maçta Gobert liderliğindeki Fransız uzunlarına karşı da çaresiz kaldılar ve boyalı alandan tam 40 sayı yediler…

Almanya ev sahibi avantajını turnuva boyunca çok iyi kullandı. Berlin’de de gerçekten kaliteli bir taraftar topluluğu var arkalarında. Sonuçta bu bir madalya maçı ve bu nedenle de hem onların hem de oyuncuların motivasyon seviyesi yüksek olacaktır ki zaten yarı finalde İspanya karşısında hiç geri adım atmadan çok iyi bir basketbol sergilemişler, yine savaşçı kimliklerini sahaya yansıtmışlardı. Polonya ise peri masalının bittiğini Fransa karşısında 54-95 gibi kalp kırıcı bir skorla kaybederek gösterdi, tam anlamıyla tükendiler. Mental olarak da iyi durumda değiller zaten ve formda Almanya karşısında dirençlerinin erken kırılabileceğini düşünüyorum. Almanya’nın Theis, Thiemann, Voigtmann gibi uzunlarıyla Polonya’nın zayıf çember savunmasını işlemesini bekliyorum.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.