ANALİZ: Polonya – Fransa

2022 FIBA EuroBasket yarı final maçında turnuvanın külkedisi Polonya, buralara şansının yardımıyla gelen Fransa ile karşılaşacak.

Polonya koç Milicic yönetiminde tarih yazıyor şuana kadar. Hazırlık döneminde elde ettikleri sonuçlardan sonra açıkçası kimse onların EuroBasket’de ilk turu bile geçebileceklerini düşünmüyordu. Ama önce Ukrayna karşısındaki kaliteli basketbol sonra da Slovenya karşısında alınan destansı galibiyetle herkesin onları fazlasıyla küçümsemiş olduğunu gösterdiler. Slovenya gibi kompla bir takım karşısında ribaundlarda hep bir adım önde olmaları en önemli artılardan biriydi galibiyet yolunda. Bu alanda bile takımın lideri olan 2 ismin en kadar önemli olduklarını gördük, Ponitka tam 16 ribaund, Slaughter da 6 ribaund kısa rotasyonun olan isimler olarak müthiş bir katkı vermişlerdi. Bu iki ismin hücum tarafında sergilediği basketbol seviyesi ise gerçekten Euroleague seviyesinde hatta üstündeydi. Özellikle Ponitka’nın ne kadar iyi bir lider olduğun oyunun her alanında gördük. Hücumda hem takım arkadaşlarına yaptığı servisler hem de skor üretimi ile komple bir performans sergiledi ki zaten Eurobasket tarihine 4. triple-double yapabilen oyuncu olarak adını yazdırmayı başardı. Slaughter da takımın ona ne zaman ihtiyacı olsa, özellikle kritik üçlüklerle sahnedeydi. Son şampiyonu yenmek için gereken x-faktör katkısı ise iki tecrübeli kanat oyuncusu Sokolowski ve Zyskowski’den geldi, toplamda 30 sayılık bir katkıdan bahsediyoruz…

Fransa ise çeyrek final maçında tıpkı son 16 maçında olduğu gibi şansıyla maçın sonunda ayakta kalabilmişti. Turnuvanın yıldızlarından biri olan formda şutör Fontecchio’nun çizgide 0-2 atmasıyla uzatmaya giden maçı Heurtel’in etkili oyunu sayesinde kazanmayı başarmışlardı. Ribaundlarda ezici bir üstünlük kurdukları o maçta yay gerisinden de kendi ortalamlaarının üstüne çıkarak %43 ile oynamışlardı. Maçı yine kopartamamalarının ve belli noktada rakiplerine yakalanmalarının temel nedeni de basit top kayıplarıydı, hücumda ritmlerini kaybetmetlerine neden olan tam 18 top kaybı yaptılar. Son bölümde Heurtel’in takımı iyi organize etmesiyle artan asistler 24’e çıktı maç sonunda, topu değerini daha iyi bilerek galibiyete uzandılar. Tabi aynı Heurtel’in Cabarrot ile beraber kenardan gelerek yaptıkları 33 sayılık katkıs da kuşkusuz galibiyetin x-faktörü olmuştu. Topa yön veren ismin Fournier’den daha fazla Heurtel’in olmasıyla beraber Gobert’i de daha verimli kullanan Fransızlar, İtalyanlar’ın Fournier ile Heurtel ikilisinin sahada oldukları anlarda ortaya çıkan savunma zaafiyetinin İtalyanlar tarafından cezalandırılmamasını çokiyi kullandılar diyebiliriz.

Konu yarı final olunca tecrübe konusu elbette normalden 2-3 kat daha fazla etki eden bir faktör oluyor maç sonucuna. Bu alanda da elbette Fransızlar rakibe göre net olarak bir kaç adım öndeler. Bu seviyeleri defalarca kez oynamış Heurtel, Fournier, Gobert gibi silahlar var ellerinde. İtalya karşısında yine basit top kayıpları canlarını yaktı ve bu sefer Heurtel kartını çıkardıklarında onu savunmada ciddi anlamda yıpratacak Ponitka ve Slaughter olacak. Ama diğer taraftan Polonya’nın belki de en zayıf alanı olan çember savunması konusunda Slovenya karşısında zorlanmadığının da altını çizelim, çünkü Slovenler’in Tobey’i kötü kullandığı bir maçtı. Ama şimdi karşılarında Gobert gibi formda bir uzun ve arkasında da Fall ve Poirier gibi 2 kule olacak. Polonya’nın Balcerowski ve Dziewa gibi sıradan uzunlarla ayakta kalması zor görünüyor. Belki ribaundlar konusunda Ponitka ve Sokolowski gibi isimlerin desteğiyle direnebilirler ama çember savunması onlar adına en kritik faktör olacak Fransa karşısında. Fransızlar’ın ise Ponitka ve Slaughter gibi guardın karşısında Heurtel ve Fournier sahadayken ne kadar verimli olabileceği belirleyici olacak.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.