Analiz: Olimpia Milano – Anadolu Efes

Turkish Airlines Euroleague play-off serisi ilk maçında temsilcimiz Anadolu Efes, İtalyan ekibi Olimpia Milano ile Final Four bileti için kapışacak.

Son şampiyon Anadolu Efes, geçen sezonun yarı finalisti ile karşılaşacak. Birbirlerinden oldukça farklı oyun tarzları olsa da aynı hedef için mücadele edecek olan iki takımın mücadelesini izleyeceğiz.

Efes saha avantajını geri alabilecek mi?

Milano seriye ev sahibi avantajı ile başlayacak ve ilk 2 maçı taraftarı önünde oynayacak, eğer gerekirse serinin kazananını belirleyecek son 5 maçta yine onların sahasında oynanacak. Dolaysıyla Efes, şampiyonluk ünvanını korumak istiyorsa modanın başkentinde en az bir kez kazanmak zorunda. Ancak sezon içerisinde sergiledikleri deplasman performansları ile pek iyi sinyaller vermedikleri de bir gerçek, evden uzaktaki 17 maçtan sadece 5 tanesini kazanabildiler ki son 4 yalık dönemde sadece 2 deplasman mağlubiyeti alabildiklerinin de altını çizelim.

Diğer taraftan Efes’in kazanadığı deplasman maçlarından 3 tanesinde önemli takımları, CSKA, Maccabi ve müthiş zor bir atmosferde, İstanbul derbisinde Fenerbahçe’yi yenmişlerdi. Yani aslında koç Ataman’ın öğrencileri gerektiğinde zorlu deplasman atmosferlerinde de maç kazanabileceklerini gösterdiler. Ayrıca Olympiakos gibi evinde neredeyse kusursuz oynayan bir takım karşısında da sadece son saniye basketiyle yenildiklerini unutmayalım.

Ayrıca Milano ise ilk 4 sırada yer alan takımlar arasında 11-4’lük derecesi ile iç saha performansı en kötü olan ekip, yani Efes’in burada kazanmak adına ciddi bir şansı olacak

Efes’in hücum performansına karşı Milano’nun savunma performansı

Bu seride en merak edilen konulardan biri de Efes’in hücum performansının, Milano’nun savunma performansına karşı neler yapacağı. Temsilcimiz 83.1 sayı ortalaması ile normal sezonun en skorer 2. takımı ve aynı zamanda da 96.6 verimlilik puanı ortalaması ile de bu alanda lider. Diğer taraftan Milano ise Euroleague’in en iyi savunma yapan takımı, maç başına sadece 72 sayıya izin veriyorlar.

Genel olarak Milano’nun Efes’in şutörlerini nasıl ve ne kadar durdurabileceği serinin anahtarı olacak diyebiliriz. Son şampiyon Efes ortalama 9.9 üçlük isabeti ile ligdeki her takımdan daha fazla isabet buluyor, iki kere 3 sayı rekorunu kırdılar bu sezon. Ama koç Messina’nın öğrencileri de rakiplerine yay gerisinden kolay sayı şansı tanımıyorlar bu sezon, rakiplerin ortalama %33.3 ile 3 sayı bulmasını sağlıyorlar ve bu alanda en iyi 2. takım konumundalar.

Eğer Efes’i de seride bu tarz yüzdelerde tutabilirlerse galibiyete bir adım daha yaklaşırlar.

Milano, normal sezonda Efes’i süpürmüştü

Elbette Milano’nun seriyi kazanabilmesi adına sadece savunma yapması yetmez, oyunun diğer tarafında da aktif olup skor üretmesi gerekecek. Normal sezonda oynanan maçlarda elde edilen sonuçlar ise Milano’yu güçlendirmiş durumda, Ekim ayındaki maçta evlerinde 75-71 ile ve 3 hafta sonra da İstanbul’da 77-83 ile kazanmayı başarmışlardı.

Milano’nun bu iki maçta elde ettiği galibiyetlerin açıklamasını, topun değerini çok iyi bilerek ilk maçta 22 asiste karşı sadece 10 top kaybı yapmaları ve 2. maçta da yine 22 asist üretip sadece 5 top kaybı ile oynamaları şeklinde yapabiliriz. Oyun kurucular Malcolm Delaney ile Sergio Rodriguez Efes karşısında farkı yaratan isimlerdi. Delaney, Milan’daki maçta 16 sayı, 5 asist ile ve Rodriguez de İstanbul’da 12 sayı, 8 asist ile öne çıkan isimlerdi. Efes savunmasının bu iki guardın ritm bulmaması adına daha çok çalışması, daha sert olması gerekecek.

Larkin ve Micic Faktörü

Bu serinin analizini yaparken Efes’in çoğunlukla durdurulmaz performans sergileyen, Euroleague’in son dönemdeki en iyi guard ikilisi Shane Larkin ile Vasilije Micic‘in altını çizmezsek olmaz elbette.

Micic, geçen yıl hem normal sezonun hem de Final Four’un MVP’si seçilmişti ki bu sezon da 18.1 sayı ortalaması ile ligin zirvesinde. Larkin ise modern Euroleague döneminde bir maçta en fazla sayı atan oyuncu halen (Kasım 2019, Bayern karşısında ürettiği 49 sayı) ve bu sezon 14.6 sayı ortalaması ile 6. sırada, 5.3 asist ile 4. sırada ve 18.9 verimlilik puanı ile 3. sırada yer alıyor.

İki oyuncunun da müthiş yenereklere sahip olduğunu, gerektiğinde sazı ellerine alarak her maçı takımlarına getirebileceklerini defalarca kez gösterdiler. Basketbolun kadim tanrıları der ki “Kusursuz hücum, kusursuz savunmayı yener.”Eğer ikisinden biri kritik anlarda alev alabilirlerse seriye direkt olarak damga vuracaklardır. Eğer ikisi birlikte aynı anda devreye girerlerse işte o zaman Milano’nun sert ve disiplinli savunması bile onlar önünde takdirle şapka çıkarmaktan başka bir şey yapamaz!

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.