Analiz: Belarus – Türkiye

2023 FIBA Dünya Kupası Elemeleri’nde Türkiye ilk sınavını deplasmanda Belarus karşısında verecek.

Bu önemli maç öncesi gelin takımların durumlarını, kritik eşleşmeyi ve galibiyetin anahtarlarını birlikte mercek altına alalım.

Takımların Durumları:

Bir tarafta FIBA Dünya Sıralaması’nda 51. olan Belarus, diğer tarafta 16. sırada bulunan Türkiye olacak. Zaten bu sıralama bile 12 Dev Adam’ın maçın ağır favorisi olduğunu gösteriyor. Millilerimiz son olarak 2022 EuroBasket elemelerinde boy göstermiş, 0-3 ile başladıktan sonra grubu 3-3 ile İsveç’in önünde 3. sırada tamamlayarak EuroBasket biletini kapmayı başarmıştı. Dolayısıyla bu sefer grup maçlarına iyi bir başlangıç yapmak istiyoruz.

Belarus ise buraya ön eleme grubundan çıkarak geldi. 4 maçtan ikisini kazanarak, Romanya’yı geride bırakıp Letonya’nın ardından 2. sırada yer alalarak eleme gruplarına katılmaya hak kazandılar. Takımın başında yine Vergun olacak eleme maçlarında da.

Kritik Eşleşme:

Belarus, Avrupa basketbolunun zayıf ülkelerinden biri. Mevcut kadroları ile de bu grupta sürpriz yapabileceklerini düşünmüyorum. Ellerindeki en önemli isim 34 yaşındaki tecrübeli uzun Artsiom Parakhouski. Hem uluslararası tecrübesi hem de milli takımdaki istikrarı önemli bir oyuncu. Ön elemelerde çıktığı 7 maçta 12.7 sayı, 9.3 ribaund, 1.4 top çalma, 19.3 verimlilik puanı ile oyayarak ne kadar etkili olduğunu göstermişti.

Milli takımımızda ise yıllardır devam eden uzun oyuncu problemi maalesef bu eleme pencersinde de bizimle olacak. Sertaç’a Barça’dan izin çıkmaması, Alperen’in artık NBA’de olmasıyla beraber dar bir uzun rotasyonumuz olacak. Bu noktada en güveneceğimiz isim Telekom ile verimli bir sezon geçiren ve artık uluslararası tecrübe anlamında da iyi bir yerde olan Samet Geyik olacak. Özellikle fiziksel anlamda çok gelişen ve artık sert, kalıplı uzunlarla da göğüs göğüse mücadele edebilen Samet, Parakhouski karşısında özellikle savunmada ciddi bir sınav verecek.

Galibiyetin Anahtarları:

Belarus ön elemelerin 2. ayağında Letonya ve Romanya gibi ekiplerle karşılaşmış, sertlik ve savunma odaklı basketboluyla sonuca gitmişti genelde. Evlerindeki maçta Romanya’yı 77-72 ile geçmişler, Letonya’ya ise 60-83 ile kaybetmişlerdi. Bu maçta da millilerimizin koşmasına ve açık alanda kolay sayılar bulmasına izin vermemeleri gerekiyor. Bu noktada kısalara baskı ve pota altında Parakhouski liderliğinde savunma ribaundlarına konsantre olarak temponun tonunu belirlemek, hücumda ise yarı saha organizasyonlarına giderek Parakhouski ve Salash gibi uzunları verimli kullanmak onlar adına en kritik konular olacak.

Millilerimiz Larkin, Melih ve Sertaç gibi önemli silahlardan faydalanamayacak bu maçta. Dolayısıyla özellikle Larkin’in yokluğunda yarı sahadaki üretim ve organizasyonu sağlamak, sürdürülebilir kılmak kritik olacak. Belarus gibi sert ve düşük tempolu bir takıma karşı yarı sahada üretemezsek onların istediği 70 ve altı baremlerde kalırız, bu da ev sahibinin galibiyete yaklaşması demek. Özellikle Buğrahan, Şehmus, Berk ve Doğuş’a (hangileri kadroda yer alırsa) çok iş düşecek. Guardlarımızın tamamı bu sezon kulüplerinde önemli süreler, sorumluluklar aldılar. Bu maçta da tam anlamıyla onlardan en az ikisinin sazı ellerine almalarına çok ihtiyacımız olacak.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.