Analiz: Şampiyonlar Ligi E Grubu

FIBA Şampiyonlar Ligi‘nde elemeler tamamlandı ve artık normal sezonun başlamasına sayılı günler kaldı.

Temsilcilerimizin yer aldığı grupları mercek altına aldığımız bu yazı dizisinin 2. bölümünde konuğumuz Galatasaray NEF‘in yer aldığı E grubu oluyor.

Öncelikle bu sezon değişen formatı tekrar hatırlatmam gerekli. Toplamda 32 takım dörderli şekilde 8 gruba ayrıldı ve her grubun birincisi direkt olarak Top 16 biletini kapacakken gruplarını 2 ve 3. sıralarda tamamlayan toplam 16 takım ise çapraz eşleşmeyle 3 maç üzerinden play-in eleme maçları oynayacaklar. Buradan gelecek 8 takımla beraber belirlenecek 16 takım dörderli 4 gruba ayrılacak ve yine deplasmanlı maçlar oynayacaklar. Her grupta ilk 2 sırada yer alacak takımlar çeyrek finale kalacaklar ve burada 3 maç üzerinden eleme sistemi ile Final Four takımları belirlenmiş olacak.

Şimdi gelin birlikte E grubunda yer alan takımları kısa kısa inceleyelim.

BC Igokea (Bosna Hersek)

Koç Bajic yönetiminde sezona hazırlanan Adriyatik Ligi temsilcisi kadrosunu geçen sezona göre güçlendirmeye çalıştı ki geçen sezon sürpriz sonuçlar aldıklarını da görmüştük. Ancak bu sezon pek isimleri duymayabiliriz, kurdukları kadro bu seviyeler için ortalama altı bir seviyede. Guard rotasyonunda Avtodor’dan hatırlayacağınız skorer guard Markel Starks öne çıkan isim konumunda. Larissa’dan gelen James Robinson ve geçen sezon da takımın önemli skor opsiyonlarından olan Antabia Waller da onlara destek olacak. Forvet rotasyonunda ise geçen sezon olduğu gibi Marko Josilo önemli bir tamamlayıcı olacak. Pota altında ise yolu ülkemizden de geçmiş olan Deshawn Stephens takımın en önemli silahı olacak. Genç isimler Ilic ve Djordjevic de ona destek olmaya çalışacaklar.

Geçen sezon kadrolarında Clemmons ve Carmichael gibi önemli isimler olduğunu düşündüğümüzde bu sezonki kadrolarının o seviyede olmadığını söylemek yanlış olmaz. Starks, Robinson, Waller, Stephens gibi isimlerle grupta ilk 3 sırada yer almaları bana göre sürpriz olur. Yine de PAOK ve Nymburk’un da çok üstün takımlar olmadığını belirtmek lazım, üçüncü sırayı kapıp play-in bileti kaparak beni şaşırtabilirler.

ERA Nymburk (Çekya)

Koç değişikliğine giden ve göreve Sekulic’i getiren Çekya şampiyonunu kadrosuna baktığımızda ise takımın direksiyonunda Sterling Gibbs’in olduğunu görüyoruz. Colbey Ross da onu destekleyecek. 2 numarada ise Jerrick Harding olacak, onun skorer performansı çok belirleyeci olacak Nymburk’un seviyesi açısından. Forvet rotasyonunda ise tecrübeli isimlere sahipler. Takımın en önemli skor opsiyonlarından, liderlerinden biri olan Vojtech Hruban‘ın yanı sıra Demetre Rivers da var ellerinde. Pota altında bir diğer tecrübeli isim Petr Benda ile beraber Martin Kriz yer alıyor. İki isim de takımda görev adamı, tamamlayıcı konumundalar daha çok.

Açıkçası onları 3. sıra için daha şanslı görme nedenim çok üstün bir kadroları olmaları değil. Ama ellerinde Harding, Hruban, Gibbs gibi daha değerli skorerler var. Dolayısıyla eğer yerli rotasyonundaki isimlerden de iyi katkı alabilirlerse Igokea’ya göre bir adım daha önde olacaklarını düşünüyorum üçüncülük yarışında.

PAOK (Yunanistan)

Koç Lykogiannis yönetiminde sezona girecek olan PAOK, kadrosunda tecrübeli ve birbirlerini tanıyan isimler bulunduruyor. Direksiyonda o tecrübeli isimlerden biri Malcolm Griffin olacak. Onun çok yönlü oyunu sahanın iki tarafında da kritik olacak. Onun saha görüşü ve çok yönlü oyunu çok önemli olacak. 2 numarada ise takımın skoreri geçen sezon olduğu gibi yine Jermaine Love olacak. Onun Griffin ile uyumu ve açık alandaki etkinliği kadar yarı sahadaki topla yaratıcılığı da değerli olacak. Forvet rotasyonunda da renkli ve farklı seçeneklere sahipler ki onları Nymburk ve Igokea’dan ayıran, 1 adım öne çıkaran konulardan biri de bu. İki şutör forvet Joshua Carter ile David DiLeo özellikle ceza üçlükleriyle katkı verebilecek isimler. Ayrıca tecrübeli forvet Jankovic de çok yönlü oyunu ve özellikle savunma artı ribaundlardaki sertliği, agresifliği ile değer katacaktır. Pota altında ise tecrübeli isim Marvin Jones en önemli silahları olacak. Onu da atletik Nijeryalı Ogbeide ile destekleyecekler.

Yunan ekibinin guard ve forvet rotasyonunda hem Nymburk hem de Igokea’dan üstünler. Burada tecrübe ve kalite farkını sahaya yansıtarak grupta 2 ya da 3. sırada yer alarak play-in oynamaya hak kazanacaklarını düşünüyorum.

Galatasaray NEF (Türkiye)

Koç Memnun ile yola devam eden sarı kırmızılılar son yıllarda kulüp adına kurulan en iyi kadroya sahipler kuşkusuz, özel isimler var ellerinde. Guard rotasyonunda Monaco ile EuroCup şampiyonluğuna ulaşmış olan Dee Bost organizasyon ve savunma konusunda en güvendikleri isim diyebiliriz. Ayrıca gerektiğinde gerek dış şutları gerekse delici penetreleriyle skora da önemli ölçüde katkı verebilen bir isim. Takımın yeni yıldızı ise Melo Trimble. Müthiş bir skorer olduğunu Fuenlabrada ile Avrupa’nın en iyi liginde göstermişti zaten. Hazırlık dönemini sakatlığı nedeniyle pasif geçirse de sezonu çok iyi açtı. Onun dribbling üstünden gerek yarı sahada gerek tam sahadaki üretimi sarı kırmızıların BCL’de son 8 yarışındaki en güvendiği faktörlerden biri olacak tartışmasız. Kaptan Göksenin enerjisi ve tecrübesi ile yine önemli bir rol üstlenecek. Forvet pozisyonunda da kaliteli isimler var. Kanat rotasyonunda da Okben ve Canberk özellikel dış şutlar anlamında katkı bekledikleri isimler. Ama kanat rotasyonunda asıl güvendikleri isim takımın ikinci skor opsiyonu, hatta bazen 1. skor opsiyonu konumunda olan DeVaughn Akoon-Purcell olacak. Geçen sezon Tofaş’da yeteneklerini zaten yakından izlemiştik. Atletizmi, patlayıcılığı ve yüksek yüzdeli dış şutları ile BCL sahnesinde bir kez daha yıldız seviyesinde bir performans sergileyeceğini düşünüyorum. Özellikle topsuz pozisyonlarda da bitirici olarak rol alabilmesi Bost ve Melo gibi dribblingi seven guardlara uyum sağlaması adına da çok değerli. Pota altında ise takımın yıldızı Kerry Blackshear. Çok yönlü 4 numara, hem içerden hem de dışarıdan skor üretebilmesi, ribaundlardaki etkinliği ve iki dinamik guardın yönettiği bir takımda koşan bir uzun olmasıyla beraber çok faydalı bir uzun. Kısa beşlerde pivot olarak da oynayabilecek güçlü bir fiziğe sahip olması koç Memnun’un elini kolaylaştırıyor. Kravish de takımın asıl uzunu olarak, daha çok tamamlayıcı rolde görev alacak. Orta mesafe şutları ve blok tehditi ile değerli bir parça olacak istikrarı yakalayabilirse. Ege de onun kenarda olduğu anlarda görev adamı rolünü üsttlenecek. Beşiktaş’tan yaklaşık 200 bin dolar bonservis bedekli ödenerek alınan Sadık da dış şutları, güçlenen fiziği ile boyalı alandaki katkılarıyla beraber özellikle hücumda takımın güvendiği isimlerden biri olacak.

Özetle Galatasaray’ın uzun bir aradan sonra her pozisyonda bir yıldıza sahip olduğu, yüksek potansiyelli bir kadrosu var elinde. Melo ve Bost liderliğinde keyif veren, tempolu bir hücum basketbolu sergiliyorlar. Bu gruptaki 3 rakip de kadro kalitesi anlamında onların yanına yaklaşabilecek seviyede değil. Eğer talihsiz sakatlıklar ya da başka problemler olmazsa deplasmanda 1-2 iş kazası dışında diğer maçlarını kazanarak grubu lider tamamlayıp top 16 biletini direkt kapacaklarını düşünüyorum.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.