MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Anadolu Efes – Real Madrid

Turkish Airlines Euroleague play-off serisi 2. maçında temsilcimiz Anadolu Efes, İspanyol ekibi Real Madrid‘i bir kez daha Sinan Erdem’de ağırlayacak.

İlk maçı 90-63 gibi net bir skorla kazanarak seriye 1-0 önde başlayan Anadolu Efes‘in ikinci maçta tecrübeli rakibinin göstermesi beklenen reaksiyon karşısında neler yapması gerektiğini, bir kez daha kazanabilmesi için gereken reçeteyi gelin birlikte hazırlayalım. Keyifli okumalar.

Bir Kez Daha: Sertaç vs Tavares

İlk maçta hepimiz daha çok Dunston ya da Pleiss ile Walter Tavares‘in eşleşmesinin gerçekleşeceğini düşünüyorduk ama sezonun son bölümü iyi oynayan Sertaç Şanlı, adeta play-off modunu açtı ve nefis bir performans sergiledi ilk maçta. Fiziksel anlamda kendisinden daha büyük olan Tavares karşısında hiç geri adım atmadığı gibi kritik yerlerde ikili oyunlar sonrası dışarı açılarak bulduğu şutlarla da dev uzunu potadan uzaklaştırıp kısalarımızın potaya daha rahat atak etmesine olanak sağladı. İşin savunma tarafında da büyük oynadı milli uzun. Gerek zayıf taraftan yardım getirip yaptığı bloklar, gerekse alçak postta Real uzunlarının arkasında sağlam bularak onları bozması ile net olarak maçın yıldızıydı. Uzun süredir Tavares gibi dominant bir uzunun bu şekilde çaresiz ve verimsiz kaldığını gördük. Şimdi bu performansı ikinci maça taşımaya yani sürekli hale getirmeye geldi sıra. Sertaç bunu da yapabilirse o zaman gerçekten sınıf atlamış olacak. İkinci maçta da ondan aynı mücadeleyi, aynı savaşçı kimliği, aynı özveriyi ortaya koymasını, Dunston’ın ise kenardan gelerek enerjisi ve tecrübesi ile onu nefeslendirmesini bekliyor olacağız. Bu eşleşme ve Sertaç’ın her iki pota altında göstereceği performans yine galibiyet reçetesinde en başa yazılacak faktörlerden biri konumunda.

Anadolu Efes, Real Madrid'i 90-63 yendi

Topun Değeri ve Kısalara Baskı

İlk maçta galibiyet getiren önemli noktalardan biri de topun değerini çok iyi bilmemizdi. 90 sayı üreterek kusursuza yakın hücum eden Efes, sadece 9 top kaybı yaparak da bunu kanıtlamıştı aslında. İkinci maçta da galibiyet reçetesine ilk 3 haneye yazacağımız konulardan biri olacak. Hücumda Larkin, Simon, Micic, Beaubois’nın şut-pas seçimlerini doğru yapmaları, basit top kayıplarının kaçınmaları sayesinde Real’in tempo yapmasını, basit hızlı hücum sayıları üretmelerini engelleyerek bir kanatlarını kırdık. Tempolu pas trafiği ve Sertaç ile Dunston’ın içerden dışarı verdiği paslar da bu konuda kritik önem taşıyor. Diğer kanatlarını da kısalar üzerinde yaptığımız etkili savunma ile kırdık. Llull, Rudy, Carroll üçlüsünden sadece 10 sayı yemiş olmamız onların neden 63 sayıda kaldığının da bir göstergesiydi zaten. Başta Beaubois ve Larkin olmak üzere kısalarımız özellikle ikinci yarıda topa çok iyi baskı yaptıkları gibi Carroll gibi topsuz da etkili olan bir skorere karşı da takip ve top aldırmama savunmasını en iyi şekilde yaptılar. Bu maçta da onların devreye girmesini olabildiğince engellemeliyiz.

4 Numara Katkısı

İlk maç için Kusursuz Efes Fırtınası başlığını atmıştım ama aslında bir kusur vardı, o da 4 numaralardan tam olarak istediğimiz seviyede bir skor katkısı alamamamızdı. Moerman ikinci yarıda biraz toparlanarak mücadelesi ve ribaund katkısı dışında skora da destek olmuştu ama 15 dakika sahada kalan Chris Singleton‘dan hiç skor katkısı gelmemesi zaman zaman hücumdaki akıcılığı ve saha yerleşimini zorladı. Onun gibi savunma ve ribaundlar konusunda enerjik, agresif bir isimden daha fazla yararlanabilmemiz, daha fazla sahada kalabilmesi adına hücumda da ritmini bulması şart. Eğer ikinci maçta bunu da başarırsak pastanın üstüne çileği de koyup bir kez daha farklı bir galibiyete ulaşabiliriz. Garuba ve Vukcevic gibi genç, tecrübesiz 4 numaralar karşısında Singleton ile Moerman’ın play-off’a hoşgeldiniz mesajını ilk maçın aksine, ikinci maçta daha net ve sert vermelerini bekliyorum.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.