Eşleşme Analizi: Anadolu Efes – Real Madrid

Turkish Airlines Euroleague‘de 2020-21 sezonunun en heyecan verici dönemi geldi çattı. Evet play-off eşleşmeleri başlıyor ve programın ilk maçında temsilcimiz Anadolu Efes, İspanyol rakibi Real Madrid‘i Sinan Erdem’de konuk edecek.

Temsilcimiz Anadolu Efes normal sezonu 3. sırada bitirerek play-off biletiyle beraber bu seride ev sahibi avantajına sahip olmuştu. Temsilcimiz normal sezonun son 13 maçından 11 tanesini kazanırken, sezonu 6. sırada bitiren rakibimiz Real Madrid ise son 9 maçından 6 tanesini kaybederken son 2 maçı ise galibiyetle kapatmıştı. Lacivert beyazlıların son olarak 30 Mart’ta Madrid’de 83-108 ile devirdiği rakibine karşı bu seride nasıl üstünlük kuracağını, adını nasıl Final Four’a yazdırabileceğini gelin birlikte mercek altına alalım ve galibiyetin reçetesini oluşturalım. Keyifli okumalar.

X-Faktör: Singleton vs Thompkins

İki takımın da bir çok tecrübeli silahı var ve özellikle kısa rotasyonundaki isimler sanki daha bir ön planda ama bence serinin kaderine x-faktör etkisi yapacak iki önemli uzun olacak. Randolph ve Deck’den yoksun olan, yeni transferi Poirier’i de Euroleague sahnesinde bu sezon kullanamayacak olan Real’de Trey Thompkins‘in rolü çok ciddi seviyelere çıkmışt durumda. Hem 5 numarada zaman zaman Tavares’i yedekliyor hem de onunla beraber 4 numarada takımın skor yüküne katkı vermeye çalışıyor. Özellikle dış şutlardaki etkinliği ve yüzü dönük de top kullanabilmesi onu koç Laso’nun jokeri yapmış durumda. Efes’in elinde ise onun karşısında hem savunma olarak iyi işler çıkarabilecek hem de hücumda tıpkı onun gibi iç-dış tehditleri bulunan Chris Singleton gibi bir silahı var. Dolayısıyla sezon içerisinde zaman zaman istikrar sorunu yaşayan Singleton’ın bu seride aktif rol oynaması özellikle savunmada Thompkins’in karşısında geri adım atmayıp Dunston, Sertaç ve Pleiss’a ribaundlarda yardımcı olması çok kritik olacak.

Chris Singleton: EuroLeague şampiyonluğu hedefine olan arzumuz açısından  iyi bir test - Toplamgol

Ribaundlar ve Tempo

Lacivert beyazlıların geçen sezondan bu yana başarılı olmasını sağlayan temel nokta kuşkusuz yüksek tempoda verimli hücum etmeleri. Koç Ataman’ın pas trafiğine ve yarı sahada da harekete dayalı özgür hücum sistemi Shane Larkin, Vasilije Micic, Simon, Beaubois gibi yetenekli ve skorer kısalar tarafından da benimsenince tadından yenmez bir hal almış durumda. Öyle ki bu sezon kim Efes ile beraber tempo yapmaya cesaret edemiyor, temsilcimizin temposunda oynayıp da direnebilen takım yok diyebiliriz. Bu nedenle Real de tempoyu olabildiğince düşürüp oyunu kontrol etmeye temsilcimizi yarı sahada hücum etmeye zorlayacak. Tempo kontrolü için de ana faktörlerden biri savunma ribaundları ve Real bu alanda ligin lideri, ne yapıp edip Efes’in ribaundlar konusunda üstünlüğü rakibe net olarak vermemesi gerekiyor. Bizim de kendi potamız altında ribaundları sağlam çekmemiz şart ki istediğimiz tempoyu bulmak adına hücumlara çabuk çıkabilelim. Diğer taraftan lacivert beyazlıların yarı sahada sabırlı ama ritmini düşürmeden, hareketli ve pasa dayalı oyununu sürdürmesi gerekecek. İkili oyunlarda Sertaç, Dunston, Pleiss üzerinden iç-dış dengesini kurduğumuzda, hücum ribaundlarını zorladığımızda ve içerden dışarıya da pas dağıtımı yapmaya başladığımızda Real’in baş döndürücü pas trafiği ve Larkin’in deliciliği karşısında işi çok zor olacaktır. Onları rotasyona zorlamamız ile Tavares’in de pota altından uzaklaşmasını sağlayıp potaya giden kısalarımızı rahatlatırız. Dolayısıyla tempo açık alanda olduğu kadar yarı saha hücumlarında da Efes’in vazgeçilmezi olmalı bu seride.

Ergin Ataman: Micic ve Larkin takımda kaldı ancak Larkin'i uzun süre  Türkiye Ligi'nde oynatamayabiliriz... - Spor Haberleri / Basketbol

Üçlükler

Bu alanda ligin ilk 2 sırasında yer alan, en iyi iki takımının kapışmasını izleyeceğiz seride. Real maç başına 10.3 isabetle ligin zirvesinde yer alırken Efes ise onları 10.1 ile 2. sırada takip ediyordu. Real cephesinde bu alanda en çok dikkat etmemiz gereken isimler kuşkusuz Sergio Llull ile Jaycee Carroll olacak. Özellikle Llull, Badalona’yı yendikleri son maçta da 5 üçlük isabeti buldu ve kendine gelmiş durumda. Emektar Carroll için ise söyleyecek pek bir şey yok, kariyeri boyunca olduğu “ne yaparsın abi: işim atmak” mottosu bu seride de geçerli olacak. Beaubois ve Doğuş gibi isimlerle onun ritmini bulmasını engellemeliyiz, özellikle maçların kritik anlarında, el yakan toplarda. Ayrıca Causeur, Rudy, Abalde, Laprovittola ve Thompkins de kesinlikle hafife alınmayacak şutörler. Takım savunmamızın gereksiz yere gömülmemesi ve sahaya iyi yerleşen Real karşısında özellikle uzunlarımızın köşe üçlüklerine mutlaka rotasyon sonrası yetişip el göstermesi gerekecek. Tepe ikili oyunlarında da Real guardlarına karşı perde altından geçmek yanlış bir tercih olur. Bizim ise Larkin, Micic, Simon, Beaubois gibi artık tüm takımların çok iyi bildiği şutörlerin yanına mutlaka Anderson, Moerman, Singleton gibi alternatif şutörleri devreye sokmamız gerekiyor. Yay gerisinde çeşitliliği yakalayıp farklı isimlerden isabetler çıkarmaya başladığımızda Real savunmasının kısalara yapacağı baskıyı da gömülmelerini de engelleyebiliriz. Özetle üçlükleri yüzdeli atmak da savunmak da bu serinin kritik faktörlerinden biri olacak.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.