İsveç’i 8 Farkla Yenip EuroBasket Şansımızı Sürdürdük

2022 FIBA EuroBasket elemeleri kapsamında İstanbul Akatlar’da düzenlenen fanusta oynanan maçta A Milli Takımımız rakibi İsveç‘i 88-80’lik skorla geçerek finallere kalma şansını son maça taşımayı başardı.

Bu sonuçla ikili averajı eline geçiren millilerimiz günün ikinci maçında Hollanda’nın Hırvatıstan’ı yenmesi durumunda direkt olarak EuroBasket biletini kapmış olacak. Eğer bu maçı Hırvatistan yenerse, Pazartesi onlarla oynayacağımız kazanmamız ya da Hollanda’nın İsveç’i mağlup etmesi durumlarında yine gruptan çıkarak EuroBasket biletini kapan ülke olacağız.

TÜM İSTATİSTİKLER İÇİN TIKLAYINIZ.

1.çeyrek: 18-17
2.çeyrek: 21-18
3.çeyrek: 23-22
4.çeyrek: 26-23

Millilerimizde 18 yaşındaki genç uzunumuz Alperen Şengün 24 sayı, 12 ribaund, 3 asist, 2 top çalma ile maçın yıldızı olurken, Buğrahan Tuncer 19 sayı, 3-7 3sayı, 3 asist, 2 top çalma ve Sertaç Şanlı 14 sayı, 4 ribaund, 2 asist ile galibiyetin diğer mimarları oldular.

İsveç cephesinde ise Jonas Jerebko 21 sayı, 6-8 3sayı, 4 ribaund ile öne çıkarken, Simon Birgander 19 sayı, 10 ribaund ve Chris Czerapowicz ile Tobias Borg ise 11’er sayıyla direnen diğer isimler oldular.

EDİTÖR YORUMU:

Milliler maça Alperen’i pota altında efektif kullanarak başladı. Gerek genç uzuna kanatlardan ve tepeden inen toplar, gerekse ona açılan alan ve oynadığı birebirlerle hücumda etkili olduk, onu savunmakta zorlandı İsveç. Ancak bunu gören İsveç savunmasının kapanması ile içerden üretimimiz düştü, dışarıdan da yakaladığımız fırsatları skora çeviremiyince hücumda kitlendik adeta. 3 numarada fizikli ve iyi savunma yapabilen bir oyuncumuzun olmamasını iyi değerlendirdiler ve topsuz katları Jerebko’nun da asistleriyle iyi değerlendirip rahat skor ürettiler. Tecrübeli uzunun erken 2 faul alması ve kenardan gelen oyuncularımızın savunma direncini yukarı çekmesiyle toparlandık ve ilk çeyreği 18-17 önde tamamladık. İkinci çeyreğin başında ortaya koyduğumuz baskılı savunma sayesinda farkı açmaya başladık ve kenardan gelen Şehmus’un potaya yaptığı delici penetrelerle koç Ene, Larkin’in üstünde baskı varken aradığı alternatif kısa skor opsiyonunu bulmuş oldu. Alperen iki pota altında da kusursuza yakın oynadı ama çizgide düşük yüzdeyle oynaması ile beraber farkı daha fazla aşamadık, ayrıca Sertaç ve Samet ikilisinin erken üçlemesiyle uzun rotasyonundaki derinliğimizi kaybettik. Kısalmak zorunda kalan beşlerimize karşı rakip koç Lopez, Birgander’i alçak postta verimli kullanacak setleri sahaya yansıtarak takımını yeniden maça ortak etti. Milli takımımızın hücumda sorun yaşadığı dönemde Melih sahne alarak önemli sayılar üretti ve devreye 39-35 önde girmemizi sağladı.

İkinci yarıya hücumda agresif başlayan, Borg’un organizasyonu ve sayıları, artı Jerebko’nun dışarıdan oyunuyla etkili olan İsveç, öne geçmeyi başarıp farkı da 5 sayıya kadar çıkardı. İlk yarıda olduğu gibi topa baskıyı arttırdığımız dönemde Hakanson’dan yoksun olan İsveç organize olmakta zorlandı ve onlara yaptırdığımız top kayıplarını skora çevirmeye başladık ve yeniden öne geçtik. Sertaç’ın kenardan gelerek Alperen ile beraber çift uzuna geri dönmemiz de hücumu rahatlattı, saha yerleşimini daha iyi yapmaya başladık. Alperen’in kendisini Jerebko tutarken alçak postta aktif olmasıyla beraber nihayet tecrübeli uzuna 4. faülünü aldırdık ve onun kenara gitmesiyle yeniden ivmeyi yakalayıp son çeyreğe 5 sayı farkla önde girdik. Son çeyreğe de istediğimiz gibi agresif başladık ve farkı 9 sayıya kadar çıkardık, istediğimiz 13 sayılık farka geliyor muyuz diye düşündüğümüz anlarda kendi kendimize yaptığımız basit top kayıpları, acemice ve erken kullanan toplar sayesinde bırakın farkı arttırmayı İsveç’in geri gelmesi için çanak tuttuk adeta. Bu bölümde kenardan gelen Buğrahan üst üste gönderdiği üçlüklerle hücumda aradığımız ritmi bulmamızı sağladı ve 78-67’lik skrola maçı istediimiz yere getirdik bitime 3.5 dakika kala. Ancak Larkin’in üzerindeki baskıdan dolayı etkisiz kalması ve diğer oyuncularımızın da maç sonunda özellikle hücumda ellerinin ayaklarının kitlenmesi ile farkı koruyamadık, yine bizden kaynaklı basit hataları iyi değerlendiren İsveç farkı eritti ve 40 saniye kala 6 sayıya kadar düşürdü. 81-75 iken koç Ene’nin molasının ardından yakaladığımız 5-0’lık seriyle farkı tekrar 11 sayıya çıkardık 21 saniye kala ama bu bölümde karşılıklı gelen taktik fauller ve bizim Alperen artı Buğrahan’la kaçırdığımız 2 atış, onların ise hatasız isabetleri bulmalarıyla fark 8 sayı olarak tescillendi maç sonunda.

Elbette kaybedilmiş bir şey yok ortada, şansımızı son maça taşıdık. Ama bir kez daha gördük ki daha çok fırın ekmek yememiz gerekiyor bazı konularda. Birincisi Jerebko 4 faul aldıktan sonra onun üstüne giderek onu oyundan çıkarmalıydık ki son bölümde farkın erimesinde onun ekstra atışları büyük faktördü, tecrübe eksikliğimiz ön plandaydı. İkincisi maç öncesi analizimde de belirttiğim üzere 3 sayı savunmamız iyi durumda değil, çok fazla boş atış şansı tanıdık. Son olarak Larkin’in üstüne Euroleague takımları bu kadar fazla baskı kuramıyorlar çünkü yanında Micic, Simon, Beaubois gibi isimler oluyor ama bizim diğer kısalarımız Buğrahan’ın son bölümde yaptığı gibi skorer özellikleri ortaya çıkarıp savunmaları tehdit etmezse her maçta Larkin bu baskıyı yer ve biz her maçta hücumda “acaba ne yapacaz” diye birbirimizin yüzüne bakmaya devam ederiz. Umarım Pazartesi oynayacağımız kritik Hırvatistan maçı öncesi bu eksikleri hızlıca düşünüp gerekli önlemleri alırız… Tabi inşallah Hollanda, Hırvatistan’ı yener de bu eksikleri kapatmamız için çok daha uzun zamanımız olur ve EuroBasket biletini kapmanın keyfini yaşarız son maça çıkmadan.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.