MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Fenerbahçe Beko – Olympiakos

Turkish Airlines Euroleague 16. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko‘nun konuğu Oympiakos olacak.

Bu sezon büyük hayal kırıklığı yaratan Fenerbahçe Beko, 3 maçlık bir mağlubiyet serisi ile bu maça geldiği gibi son 2 iç saha maçında da Valencia ve Milano’ya kaybetmişti. Yeni transfer Guduric ve iyileşen Perez ile Vesely’nin de forma giyeceği, tam kadro olacak temsilcimizin bu maçtan galibiyet çıkarması için neler yapması gerektiğine, yani galibiyetin reçetesine gelin birlikte göz atalım. Keyifli okumalar.

Guardların Düellosu

Geçen sezon takım arkadaşı olan ve Fenerbahçe Beko’nun en güvendiği hücum silahları konumunda bulunan Nando De Colo ile Kostas Sloukas, bu kez karşı karşıyaya gelecekler. Belki pozisyonları gereği onları sıkça eşleşirken görmeyeceğiz ama iki oyuncu da takımlarının hücum organizasyonlarına yön veren anahtar isimler olacaklar. Diğer taraftan takım arkadaşları da iki ismin savunma zaaflarını kapatmaya çalışacak, yani bunu daha iyi yapan yıldızının daha az yıpranmasına, onun daha verimli oynamasına olanak sağlayabilecek. De Colo sakatlık sonrası tam olarak hazır görünmese de onun sahada olması ve yaratıcı oyuncu konumunda sorumluluk alması Fenerbahçe hücumlarını rahatlatmış durumda. Brown onun savunma açıklarını kapatabilecek bir guard ki De Colo da zekası ve tecrübesi ile savunmada zaman zaman iyi işler yapabiliyor. Dolayısıyla onun bu akşam maçı ne kadar isteyeceği sarı lacivertliler için çok belirleyici olacak. Tabi başta Brown olmak üzere diğer savunmacılarımızın da Sloukas’ın eski takımına karşı gaza gelip havaya girmesini engellemesi, onun rahat oyun kurmasını ve topla dilediği gibi oynamasına engel olması gerekiyor. Aslına bakarsanız fazla dribbling yapması bizim avantajımıza olur ama yeterki pas aralarını kapatıp onu zorlayalım.

Topun Değerinin Bilindiği Verimli Hücumlar

Sarı lacivertliler bu sezon maç başına tam 14.9 top kaybı yapıyor ve bu alanda Euroleague sahnesinde en kötü 5. takım konumundalar, tabi böyle verimsiz hücum edince de sadece 72.2 sayıyla ligin son sırasına demir atmış durumdalar. Bunun temel nedenlerinden birisi takımın saf bir oyun kurucuya sahip olmaması. Sakatlıktan dönen Perez bu konuda mutlaka yardımcı olacak, organizasyonel sorumluluğu üstüne alacaktır. Ancak henüz adaptasyon sürecinin başında ve maç eksiği var, dolayısıyla ondan çok üst seviyede bir katkı beklemek yanlış olur. Bu noktada yine iş De Colo ve Brown’a düşecek. Ancak diğer isimlerin de başta Vesely ve Barthel olmak üzere takımın pas trafiğini kurmasına, zorlama birebirler üstünden değil de doğru saha yerleşimi ile birlikte pasa dayalı hücumlar üzerinden skor üretimine başlanması gerekiyor. Olympiakos gibi gerektiğinde sert ve disiplinli savunma yapan, atletik oyunculara sahip bir takım karşısında işi birebirlere bırakırsak canımızın çok yanabileceğini düşünüyorum. Ayrıca evet artık elimizde Datome gibi zeki bir forvet yok ama Ulanovas ve Pierre gibi alçak posttan hem üretebilen hem de pas dağıtabilen forvetler umarım sayın Kokoskov artık Avrupa’da olduğunu hatırlar ve sadece uznların değil bu forvetlerin de sırtı dönük oyunlarından organizasyon içerisinde faydalanmaya başlar…

Jan Vesely - Fenerbahce Beko Istanbul - EB20

Ribaundlar, Ribaundlar, Ribaundlar

Fenerbahçe’nin sezon boyunca en zorlandığı konuların başında ribaundlar geliyor, üstelik her iki pota altında da. Rakiplerine maç başına 36.0 ribaund veriyorlar ve bu alanda da en kötü takım konumundalar. Elimizde Pierre, Ulanovas, Barthel, Vesely, Hamilton gibi ribaund konusunda sıkıntı yaşamayacak isimler varken bu kadar kötü bir performan sergilememizin bir kaç nedeni var. Birincisi saha yerleşimi, Pierre ve Ulanovas gibi sert, boyalı alanda etkili olabilecek forvetlerin potadan uzak olması, ikincisi Hamilton’a sezon başından beri üvey evlat gibi davranılması, onu kazanmak yerine dakikalarının neredeyse sıfırlanması, onun atletizminden, ribaund performansından yeteri kadar faydanılmaması ve son olarak 3 milyon euro kazanan Jan Vesely‘nin ortada ruh gizi gezmesi! Elbette bu sorunları bir maçta hemen çözmek mümkün değil ama Olympiakos karşısında bir başlangıç yapmak zorundayız ki unutmayalım Yunan ekibinin elinde Jean-Charles, Ellis, Martin gibi atletik uzunlar olmasına rağmen onlar da rakiplerin kendilerine maç başına 1.3 ribaund ile üstünlük kurmasına engel olamıyorlar. Özellikle hücum ribaundlarında biraz kıpırdanıp takım olarak bu alanda etkinlik yaratabilirsek skor yönünde de ikinci şanslarla elimizi biraz daha rahatlatacağımızı düşünüyorum. Özetle her iki pota altında da ribaundlar, ribaundlar, ribaundlar… 3 kez tekrarladım ki belki Vesely bizi duyar!

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.