MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Anadolu Efes – Olimpia Milano

Turkish Airlines Euroleague‘de çift maç programının ikinci bölümünde, 15. hafta mücadelesinde temsilcimiz Anadolu Efes, Sinan Erdem’de Olimpia Milano‘yu konuk edecek.

2 gün önce Moskova deplasmanında CSKA karşısında 35 sayı farkla ağır bir yenilgi alan Anadolu Efes‘in bu maçta Milano engelini nasıl geçeceğini, galibiyet yolundaki faktörlerin neler olacağını sizler için analiz ettim. Keyifli okumalar.

Larkin’in Performansı ve Konsolide Hücumlar

Temsilcimiz adına bu sezon en can sıkıcı noktalardan biri bir türlü istenen seviyeye ulaşamayan hücum performansı. Maç başına 77 sayı üretebiliyor ve bunun temel sebeplerinden birisi kuşkusuz Shane Larkin‘in düşük performansı. Yaz döneminde geçirdiği operasyon sonrası sezona da geç başlamak zorunda kalan yıldız guard bir kaç maç önce olumlu sinyaller vermiş olsa da son CSKA maçındaki vucüt dili de kötüydü maalesef. Onun böyle pasif kaldığı maçlarda lacivert beyazlıların direnç seviyesinin yukarıda olması pek mümkün görünmüyor. Diğer taraftan hücumda takımın beyni olan Simon da sakatlık sonrası döndüğü CSKA maçında beklentilerin altında kaldı. Efes için sihirli rakam 80 sizlere daha önce aktardığım gibi ve bunun için de hücumdaki ritmlerini tekrar bulup pas trafiğine dayalı konsolide hücumları arttırmaları gerekiyor. Bunun için de Micic, Larkin, Simon, Beaubois rotasyonundan sahada olan ikili ya da üçlülerin mutlaka taşın altına ellerini sokup hücumu organize etmeleri gerekiyor, zaman zaman birebirler ile zaman zaman da akıcı set oyunlarıyla. Larkin başta olmak üzere bu isimler aktif olmazsa CSKA maçında olduğu gibi kırılgan bir Efes izleriz…

Ligin En Yüzdeli 3 Sayı Atan İkinci Takımı

Milano ligin en iyi yüzdeyle üçlük atan ikinci takımı (%41.4). Fenerbahçe karşısında da kırılma anlarında gönderdikleri üçlüklerle maçın kontrolünü hep ellerinde tuttular. Maalesef Efes de bu anlamda çok iyi bir takım değil, rakiplerin maç başına %39.1 ile 3 sayı isabeti bulmalarına izin veriyorlar. Bu maçta 3 sayı savunmasına ekstra önlem almaları şart. Delaney, Rodriguez, Shavon Shields, Punter olağan şüpheliler olsa da Fenerbahçe karşısında süre almayan Roll da takımın önemli üçlükçülerinden biri. Tabi Datome, Micov, LeDay’in de bu alanda dikkat edilmesi gereken isimler olduklarını unutmayalım. Özetle takım olarak gömülü savunma yapmamız gibi bir ihtimalin olmadığını söylememiz lazım. Kısalarımızın top 3 sayı çizgisi üstünde her isme baskı yapması ve yardımlara giderken iki kere düşnmemiz gereken bir maç olacak. Bu da ikili oyun savunmalarındaki adam değişmelerinin ve sonrasında gelecek 1 hatta 2. rotasyonların da 3 sayı savunması düşünülerek dışar doğru yapılmasının önemini gösteriyor.

Ribaundlarda Ligin En Kötü 2 Takımı

Bu sezon 18 takım arasında en kötü ribaund performansına sahip olan 2 ekibin karşılaşmasını izleyeceğiz. Aslında kağıt üstündeki isimlere baktığımızda bu konuda sıkıntı çekmeleri ilginç gibi görünüyor. Maalesef Singleton, Sertaç, Dunston üçlüsü bu alanda beklentilerin altında kalıyorlar, Adrien Moerman ile Pleiss’a yeteri kadar destek veremiyorlar ki Simon ile Anderson da onlara yardımcı olamayınca sıkıntı büyüyor. Milano adına ise ribaund sayılarının düşük olmasının bir nedeni de zaman zaman 4 dışarıda oynayıp üçlük atışlara fazla konsantre olmaları, yani potadan uzak oynamaları. Aynı şekilde savunmada da bunu uygulayabiliyorlar daha hızlı hücuma çıkabilmek adına. Ama şu bir gerçek ki bu maçta ribandlar konusunda rakibine üstünlük kuran galibiyet yolunda çok önemli bir adım atmış olacak. Koç Ataman’ın Tarczewski sahadayken Pleiss’ı, Hines karşısında ise Dunston’ı kullanarak bu konuda denge sağlamasını bekliyorum. Asıl önemli konu ise bu alanda 4.6 ile takımımızın lideri konumundaki Moerman’ın Datome, Singleton’ın da Zach LeDay karşısında bu üstünlüğü kurmaları olacak ki LeDay’in 4.3 ribaundla takım lideri olduğunu belirtelim. Onu 5 numaraya çektiklerinde de ekstra önlem almamız gerekecek bu konuda.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.