MAÇ ÖNÜ ANALİZİ: Hollanda – Türkiye

2022 FIBA EuroBasket elemeleri kapsamında pandemi nedeniyle İstanbul Sinan Erdem Salonu’nda organize edilen fanusta, A Milli Takımımız ikinci maçında Hollanda ile karşılaşacak.

Koç Ene ve Larkin’in ilk kez görev aldığı Hırvatistan maçında farklı kaybederek özellikle hücum performansı açısından hayal kırıklığı yaratan ay-yıldızlıların 4 takımın yer aldığı grupta ilk 3 sırada yer alıp EuroBasket biletini kapabilmeleri için artık her maç daha kritik konuma gelmiş durumda.

Gelin birlikte ilk maçta 65-72’lik skorla kaybettiğimiz Hollanda karşısında bu kez galibiyete ulaşabilmemiz için gereken reçeteyi inceleyelim.

Larkin’in Skor Üretimine Odaklanması

Larkin Türk vatandaşlığına devşirilerek milli takıma alınmasının temel nedeni skor üretimiydi. Ancak Hırvatistan karşısında skora yönelmekten çok asist vermeye çalışan, arkadaşlarını oyuna sokmaya çalışan bir Larkin vardı. Tabi bunda bir önceki gün Kızıl Yıldız maçında sarf ettiği eforun getirdiği yorgunluğun payı da büyüktü. Şimdi 1 gün dinlenmiş, daha diri, daha agresif bir Larkin izleyeceğimizi, daha çok potaya gideceğini, daha çok skora yönelik bir oyun ortaya koyacağını düşünüyorum. Eminim koç Ene ve ekibi de bu direktifleri, beklentileri kendisine iletmişlerdir. Onun devreye girip en az 20 sayıyla katkı vermesi gerekiyor, aksi durumda skor üretiminde yine sorun yaşayan bir milli takım izlememiz yüksek ihtimal ve maalesef bu şekilde de maç kazanmamız pek mümkün görünmüyor…

Kısa Savunması

Hollanda’nın sınırlı bir takım olduğunu, basketbol seviyelerinin gerek yerel lig gerekse uluslarası düzeydeki oyuncu profili açısından ülkemizden ciddi anlamda geride olduğunu biliyoruz. Ancak şu bir gerçek ki İtalyan koç Buscaglia yönetiminde son turnuvalarda yükselişe geçmiş bir takım konumundalar ve ellerindeki oyuncular artık birbirlerini çok iyi tanıyorlar, Euroleague ya da NBA’den oyuncu beklememelerinin avantajını bu şekilde kullanıyorlar. Özellikle de kısa rotasyonunda önemli skorerlere sahipler. Ülkemizde Ormanspor forması ile de izlediğimiz, takımın lideri konumundaki, ilk maçta da potamıza tam 27 sayı gönderen Kloof ve formda şutör Franke bu isimlerin başında geliyorlar. Dolayısıyla onların hücumdaki etkinliklerini sınırlandırmak adına bu iki isme önlem almamız şart. İlk maçta söylediklerimi tekrar edeceğim; Larkin yanında oynayan diğer guardın mutlaka Kloof sahadayken ona baskı yapıp, yıpratması, 3 numaradaki ismimizin de Larkin’e Franke savunmasında destek olması gerekecek. Bir kez daha savunma ile ayakta kalmamız gerektiğini, özellikle kısa savunmasına ektra konsantre olmamız gerektiğini, Doğuş, Melih ve Göksenin’e çok iş düşeceğini belirteceğim…

Uzunların Etkinliği

İlk maçta canımızı sıkan bir diğer konu da kuşkusuz uzunlardan alamadığımız katkıydı. 18 yaşındaki Alperen müthiş bir yetenek, harika bir sezon geçiriyor ve pota altında en güvendiğimiz hücum silahlarından biri ama henüz uluslarası seviyede yeterli tecrübeye sahip değil. Evet Hollanda da onu Bilan gibi savunmada çok yoracak önemli hücum silahları yok ama atletik özellikleri yüksek olan uzunlar ve forvetler var. Ayrıca genç uzunumuz halen savunmada kendisini iyi koruyamıyor, basit hatalarla erken faul problemine giriyor. Aynı şekilde Ege ve Sertaç’ın da bitiricilik konusunda pek iyi durumda olmadıkları bir gerçek. Ama bu maçta üstünlük kurabilmemiz adına Hollanda’nın Kherazzi ile Kok gibi fiziksel teması seven, agresif uzunları karşısında hem skor üretimi konusunda kısalarımıza yardım etmeleri gerekiyor hem de ribaundlar konusunda onların liderliğinde bir adım önde olmamız gerekiyor ki bu alanda çok şey beklediğimiz iki genç forvet Berkan ve Metecan’ın da çok aktif olmaları gerekiyor. Aksi durumda tempoyu kontrol etmemiz ve Hollanda’nın Kloof liderliğinde etkili olduğu açık alan basketbolunda onları başlamadan durdurmamız zorlaşacak.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.