Maç Önü Analizi: Anadolu Efes – Fenerbahçe Beko

Turkish Airlines Euroleague 2. haftasında Türk derbisi izleyeceğiz, Anadolu Efes Sinan Erdem’de Fenerbahçe Beko‘yu konuk edecek 8 Ekim Perşembe günü.

Bu kritik maçoı gelin başlamadan önce biz kağıt üstünde oynayalım ve temsilcilerimizin artılarını, eksilerini, kazanmak için neler yapmaları gerektiğini analiz edelim.

Anadolu Efes’in Galibiyet Reçetesi

Lacivert beyazlılar Micic ve Larkin’i elde tutup, kadronunun tamamını koruyarak aslında transfer döneminin en önemli işlerinden birine imza attılar. Ayrıca geçen sezon sakatlıklardan dolayı tam randımanlı bir şekilde faydalanamadıkları Moerman ve Dunston’ı da önemli transferler olarak sayabiliriz. Zaten Anadolu Efe’in bu zorlu maç öncesinde yazabileceğimiz galibiyet hikayesi bu ilk cümlelerde saklı…

Öncelikle Larkin’in forma giyemeyecek olması elbette çok büyük bir dezavantaj. Onun yokluğunda hücumda organize olmakta, verimli şekilde üretmekte ne kadar zorlandıklarını hem Zenit hem de Telekom maçlarında gördük. Vasilije Micic ile Simon elinden geleni yapıyorlar ama onlar da geçen sezonki ritme ulaşabilmiş değiller henüz. Beaubois da daha çok bitirici rolünde takıma katkı veren bir guard zaten. Bununla beraber Doğuş’un tek yönlü bir oyuncu olduğunu, Buğrahan’ın da istikrarsız olduğunu düşündüğümüzde guard rotasyonu Anadolu Efes adına bu maçta zayıf halka olabilecek durumda. Zaten koç Ataman da maç öncesinde top kayıplarına özellikle değindi, guardların takımı iyi organize edememesi ve tercih hataları yapmaları hücumdaki verimliliği düşürdüğü gibi Fenerbahçe gibi Brown ve De Colo gibi özel guardlara sahip olan takımların bu hataları basit sayılarla cezalandırmasını sağlayacaktır. Diğer taraftan Micic ve Doğuş başta olmak üzere De Colo’nun savunması, onu oyunun içine olabildiğince az sokmak ve tabiki tempoyu kontrol ederek sarı lacivertlilerin açık alanda daha az oynamasını sağlamak da Anadolu Efes adına maçın galibiyet faktörlerinden olacak.

Anadolu Efes’in galibiyet reçetesinde yer alan en önemli parça ise kuşkusuz her iki pota altında da ortaya koymaları gereken etkinlik. Bryant Dunston, Pleiss, Singleton, Moerman ve sezona formda giren Sertaç ile oldukça geniş ve bir o kadar da tecrübeli bir uzun rotasyonuna sahipler, bunu özellikle ribaundlar konusunda sahaya yansıtmaları gerekiyor ki oyunun kontrolünü ele alabilsinler. Fenerbahçe uzunlarına nazaran bu tarz maçları Euroleague sahnesinde çok daha fazla oynadılar. Özellikle 4 numarada net bir üstünlük kurmaları beklenebilir. Barthel’in Kızıl Yıldız karşısında bel ve omuz ağrıları ile oynadığını biliyoruz ki bu maçta da forma giyememe durumu var. Eddie, Pierre, Ulanovas gibi aslen 4 numara olmayan isimleri 3 numaradan devşirerek kullanmaları gerekecek ki bu noktada enerji, çok yönlülük ve dinamizm açısından Efes net olarak önde olacak. Singleton’ın savunmadaki enerjisi, Moerman’ın ribaundlardaki katkısı ve dış ştu tehditi oyunun kaderini belirleyecek diyebiliriz. 5 numarada da Vesely henüz ritmini bulabilmiş değil. Hamilton bu seviyeler için henüz çok toy ve Ahmet de geçen sezon bırakın ilerleme kaydetmeyi, geriledi diyebiliriz. Burada Dunston ile Pleiss’ın tecrübeleleri ile fark yaratmaları gerekecek.

Galibiyet youndaki anahtar kelimeler; top kayıpları, tempo kontrolü, hücum ribaundları.

Fenerbahçe Beko’nun Galibiyet Reçetesi

Sarı lacivertliler yeni bir koç ve yenilenmiş bir kadroyla aslında bir çok soru işaretiyle başladılar sezona. Ama ilk maçlarda da gördük ki koç Obradovic’in ayrılmasıyla ortaya o kadar da kötü bir senaryo çıkmamış, hatta oldukça potansiyelli ve iyi basketbol oynayan bir takım var karşımızda.

Yeni takımın yıldızı tartışmasız De Colo. Fransız guardın kalitesi ve tecrübesi tartışılmaz yanlız ona verilen bu üykü tek başına kaldırabilecek fiziksel ve mental durumda mı işte burada kocaman bir ama var. Gerek geçen sezonki performansı gerekse bu sezona girişi pek de CSKA günlerinden işaretler vermedi bizlere. Belki de bu soru işaretlerinden dolayı Lorenzo Brown‘ın performansı çok daha fazla önemli olacak. Hazır Larkin yokken iki ismin de neler yapacağı, ne kadar verimli oynayacağı sarı lacivertlilerin sadece bu maçtaki galibiyet reçetesi için sezonun tamamında çıkabilecekleri seviye için de çok önemli olacak. De Colo’nun Micic ve Doğuş’un savunmasına karşı bunalacağını düşündüğümüzde bu anlarda Brown’un organizasyon liderliğini ele alıp takımı derleyip toplaması kritik önem taşıyor ki Westermann’ın da olmayacağını ve Dixon’ın da ilerleyen yaşıyla artık verimli dakikalarının azaldığını düşündüğümüzde Brown ismini bir kez daha tekrarlamak, ondan hem savunmada hem de hücumda en üst düzey verim almanın önemini hatırlatmak gerekiyor.

Fenerbahçe’nin galibiyet yolundaki bir diğer önemli faktörü ise yüksek tempo ve dış şutlar olacak. Anadolu Efes’in onlara pota altında üstünlük kurma ihtimali ne kadar fazlaysa sarı lacivertlilerin de yüksek tempoda oyuna hakim olma ihtimali o kadar fazla. Brown ve De Colo’nun ne kadar önemli skorerler olduğunu zaten vurguladık ama diğer taraftan kanatlarda oynayan Ulanovas, Jarrell Eddie, Melih gibi isimlerin de bir o kadar önemli skor opsiyonları olduklarını, gerek açık alanda gerekse set hücumlarında tempo arttıkça verimliliklerinin arttığını da unutmayalım. 3 isim de dış şutlar konusunda hazırlık maçlarında ve hatta sezon başında iyi işlere imza attılar. Eddie biraz düşük bir ritmle başlamış olsa da ne kadar tehlikeli bir üçlükçü olduğunun sinyallerini hazırlık maçlarında vermişti hepimizin hatırlayacağı üzere.

Koç Ataman’ın da maç öncesi açıklamalarında vurguladığı ve koç Kokoskov’un da NBA setleri ile daha arttırmaya çalıştığı bir hücum çeşitliğine sahipler. Guardların birebir etkinliği ve dış şutlara değindik zaten, son halka ise 3 numaradaki alçak post etkinliği. Bu konuda sarı lacivertliler koç Obradovic döneminde de Kalinic ve Datome ile aynı silahı kullanıyorlardı şimdi Ulanovas ve Pierre ile kullanacaklar. İlk Kızıl Yıldız maçında koç Kokoskov’un da itiraf ettiği üzere rotasyonu dar tutması nedeniyle bu artıları pek göremedik, ihtiyaçları da olmadı bu opsiyonlara. Ama Anadolu Efes gibi komple bir takıma karşı her artılarını gün yüzüne çıkarmaları gerekecek. Simon ve Anderson her ne kadar fiziklerine nazaran daha mücadeleci oyuncular olsalar da alçak post savunması konusunda iyi isimler değiller. Bu nedenle özellikle Ulanovas’ı tıpkı Zalgiris günlerinde Saras’ın kullandığı gibi alçak postta sırtı pozisyonlarla buluşturup, üretimi sağlamaları hatta zaman zaman oyunu da oradan kurmaları beklenecek, önemli farktörlerden biri de bu olacak.

Galibiyet youndaki anahtar kelimeler; yüksek tempo, dış şutlar, forvet üretimi.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.

One comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir