Ufuk Sarıca: “Yabancı Sayısı 4+1 Olabilir.”

Milli takımımızın ve Pınar Karşıyaka‘nın başarılı koçu Ufuk Sarıca, salgın süreci ve sonrasında yaşanması beklenen süreç hakkında Sözcü’ye açıklamalarda bulundu.

Koç Sarıca’nın röportajda kendisine iletilen sorulara verdiği detaylı cevaplar şu şekildeydi:

– Daha önce hiç yaşamadığımız şeyleri tecrübe ediyoruz. Neler söylersin?

Evet, hiç görmediğimiz bir dönemden geçiyoruz. Özellikle de ölümlerin olması çok üzücü. Hem ülkemizde hem tüm dünyada herkes sıkıntılı. Umarım bir an önce bu pandemiden kurtuluruz. Özellikle ülkemizde en az hasarla atlatırız. Buraya kadar herkesin belli kurallara uyarak süreci iyi getirdiğini düşünüyorum. İnşallah en kısa sürede normal hayata döneriz. Bunun, yaşayarak geçirilecek bir süreç olduğunu düşünüyorum.

– ‘Evde kal’ günleriniz nasıl geçiyor? Ev işleri vs. yapıyor musun?

Açıkçası aileyle birlikte olmak güzel. Eşimle ve çocuklarla daha fazla vakit geçiriyorum. Geçmiş dönemde yapmaya fırsat bulamadığımız şeyleri yapıyoruz, o günlerin acısını çıkarıyoruz. Daha fazla oyun oynuyoruz, eski maçları seyrediyoruz. Özellikle oyun konsolunda birbirimize rakip oluyoruz çocuklarla. Ev işlerinde iyi olduğumu söyleyemem. Özellikle de mutfakla hiç aram yoktur. Doğrusu bana ihtiyaç kalmıyor mutfakta. Bu dönemde market alışverişleri ve onların temizlenmesi konusunda yardım etmeye çalışıyorum.

– En çok neyi özledin?

Sahada olmayı. Takımımı özledim, onlarla birlikte Karşıyaka Arena’da maç yönetmeyi özledim.

– Sporcular nasıl toparlanacak, hem fiziksel hem mental anlamda?

Evet; bu süreçte fiziksel ve mental anlamda yıpranmalar var ama bunlar toparlanabilecek hadiseler. Önemli olan süreçten çıkabilmek. Açıkçası fiziksel olarak bence normal hayata döndüğümüzde sporcular daha çabuk toparlanabilecektir. Onlardaki kas hafızası bence çok önemli. Belli bir süreden sonra fiziksel kısım geri gelecektir. Mental olarak daha önemli bir sıkıntı var bence. Ben de son antrenmanı, son toplantımızı yaptığımızda, liglere ara verildiğinde, en önemli konunun bu olduğunu söyledim oyuncularıma. Kendilerini hazır tutmalarını ve mental antrenman yapmalarını söyledim. Özellikle gelecekle ilgili ümitli olarak bu süreci daha kolay geçebilirler diye düşünüyorum.

– EuroLeague muhtemel bir takvim açıkladı. Pınar Karşıyaka’nın mücadele ettiği FIBA Avrupa Kupası önümüzdeki sezon başına kaydı. Bu konudaki düşüncelerin?

EuroLeague muhtemel bir plan üzerinde çalışmalar yapıyor, senaryolar üzerinde açıklamalar yapıyor ama bunlar ne kadar olası, ne kadar uygulanabilir? Bende soru işaretleri var. Bu dönemde bu tehdidin tam geçmeden takımların tekrar çalışmaya başlaması pek kolay gelmiyor. Herhangi bir yerde toplanıp oynamak, bunların getireceği riskler var. Bu şartlar nasıl sağlanır? Ben pek olası görmüyorum açıkçası. Aynı şekilde bizim Avrupa Kupası da gelecek sezonun başına kaydırıldı. Tabi bunun oynanacak olması özellikle kulüp açısından çok önemli. Ancak buradaki muhtemel senaryo, takımların hangi kadrolarla sahada olacağı. Bence en büyük sıkıntı bu. Geçmiş dönemde emekleri olan oyuncular var.

– TBF ligleri iptal edip beyaz sezon kararı aldı. Nasıl yorumlarsın?

Açıkçası normal hayatımıza dönemediğimiz bu zamanda liglerin durdurulması ile ilgili kararı doğru ve yerinde buluyorum. Kişisel olarak da böyle bir beklentim vardı. Süreç uzadıkça geri dönüşün zor olacağını düşünenlerdenim. Gönül isterdi ki sezonu bitirelim. Özellikle ligin yüzde 70’ini, 80’ini bitirdiğimiz bir dönemde böyle bir talihsizlik yaşadık. Verilen emekler var. Yatırımlar, beklentiler. Pınar Karşıyaka açısından güzel bir sezon geçiyordu. Üç sezon sonra zirvedeydik. Uzun süre lider götürdük. Ara verildiğinde ikinci sıradaydık. Lige heyecan getirdiğimizi, sonunda belki de en yukarıda olmayı kanıtladığımızı düşünüyorum. Bu bakımdan oyuncularımıza, teknik ekibe, yönetimimize ve başkanımıza teşekkür ediyorum.

– Sağlık açısından kararın doğru olduğunu savunan çok…

Belki de en çok yakın temasın olduğu spor olarak söyleyebiliriz basketbolu. Bu teması ortadan kaldıramayacağımıza göre uzmanların önerdiği o mesafeyi de koruyamayacağımız bir gerçek. Oyuncuların da kendilerini güvende hissetmedikleri bir ortamda gerçek performanslarını gösterebileceklerini düşünmüyorum.

– Pınar Karşıyaka’yı neler bekliyor önümüzdeki süreçte?

Diğer herkesi bekleyen zorluklar bekliyor. Plan program yapmak zor olduğu için belki de en önemli sıkıntıyı burada yaşıyoruz. Öngörülerle hareket ediyoruz ama şu anda bu öngörüler o kadar zayıf ki, plan yapmak pek mümkün olmuyor. Bizim bu sezonla ve gelecek sezonla ilgili planlarımız, bütün takımı 1-2 istisna dışında tutmaktı. Yeni kurulmuş bir takımdık. Her sezon yeni takım kurmak çok zor oluyor. Ben bununla ilgili planımı ve raporumu iletmiş durumdayım. Bu takımı kesinlikle tutmak gerektiğini düşünüyoruz; yönetimimizle, başkanımızla, sponsorumuzla. Karşıyaka’nın bir avantajı da önemli bir basketbol taraftarının olması. Devamlılığı olan bir sponsorunun olması. Elbette normal sürece geçtiğimizde bunun avantajını kullanıp yarışmacı bir takım ortaya koyacağımıza eminim.

– Basketbolda neler değişecek? Bütçe küçülmeleri vs. bekliyor musun?

Özellikle tabii ki bütçelerle ilgili küçülmeler söz konusu. Çünkü dünya ekonomisi de Avrupa ekonomisi de daralıyor. Türkiye de bundan nasibini alacak. Ancak şunun altını çizmem gerekiyor: Belki bu süreci iyi yönetip önümüzdeki zamanlar için daha doğru kararlar alabiliriz. Bütçe küçültmesinden ziyade ödenebilir ve daha gerçekçi bütçelerle takımlar kurulabilir. Tabii her takım için söylemiyorum bunu ama bazı takımlar için gerçekçi bütçelerle yola çıkılması gerekliliğini görüyorum. Federasyonumuzun da aldığı kararlar var. Bu süreçte uygulayabilecek mi bilmiyorum ama en azından bütçelerin değerlendirilip toparlanması ve ileriki dönemler için planlar yapılması mümkün olacak. Bazı standartların arkasında durmak, standardı sağlamak lazım. Belki 1-2 sene sıkıntı çekeriz. Sistemi belki de biraz daha değiştirip gerçeklerin üzerine oturtursak, ileriki dönemlerde çok daha kaliteli bir ligimiz olur diye düşünüyorum.

– Shane Larkin’i milli formayla görmek kısmet olmadı.

Göremedik maalesef. Sakatlığından dolayı kadrodan çıkarmak zorunda kalmıştık son pencerede. Ama kalitesi ve oyunculuğu tartışılmıyor. Son 2 sezondur çok başarılı performans gösteriyor. Kendi takımına yaptığı katkı ortada. Umarım ileride milli formayla da bu performanslarını yakalayacaktır.

– A Milli Takım Başantrenörü, ekol ülkelerin takımlarıyla mücadele edecek seviyede oyuncuya sahip mi?

Var ama sayıca yeterli değil. Bence esas soru işareti burada. Bu sayıyı arttırmamız gerekiyor. Daha fazla ana karakter yaratmamız gerekiyor bizim de ekol olabilmemiz için. Daha fazla sorumluluk alabilecek, sahada daha fazla karar verebilecek oyuncu sayımızı mutlaka arttırmamız gerekiyor. Geçmiş döneme baktığımızda, özellikle 2000’lerin başından 10-15 yıllık bir sürece, bu şekilde oyuncu sayımızın daha fazla olduğu bir gerçek.

– Yabancı sayısı?

Bence 5 ancak buna belki bir ekleme yaparak 4+1 kuralı getirilebilir diye düşünüyorum. Bu +1 kuralı da konuştuğumuz gerçekçi bütçelere dönüşle ilgili. Ekonomik nedenlerden dolayı 1 yabancı yerine genç bir Türk oyuncu kullanıp yola çıkılması söz konusu olabilir.

– Altyapılardan oyuncu çıkmaması mı, kulüplerin ekonomik sıkıntıları mı? Ya da başkası. Nedir Türk basketbolunun en büyük sorunu?

Bu söylediklerinin hepsi doğru olabilir ama Türk basketbolundaki en büyük sıkıntı bence sistem. Sistemle birlikte kulüp yöneticilerinin basketbola bakış açısı diye düşünüyorum.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.