Galatasaray GM’i Ömer Yalçınkaya Kulüp Televizyonunda Detaylı Açıklamalar Yaptı

Galatasaray Basketbol Şubesi Genel Menajeri Ömer Yalçınkaya, kulüp televizyonunda yayınlanan Gün Ortası programının konuğuydu. Galatasaray Doğa Sigorta‘nın geride bıraktığı sezon hakkında değerlendirmelerde bulundu ve geleceğe dair planlar hakkında bilgi verdi.

Galatasaray hiçbir zaman yarı finallerin takımı değildir, Şampiyonlukların takımıdır. Biz Ertuğrul Erdoğan ile beraber bir proje peşindeyiz. Anadolu Efes’in ve Fenerbahçe’nin Euroleague seviyesinde harcadığı bütçelere bakınca bu sezonu yarı final ile taçlandırmak önemliydi. Yarı finalde Anadolu Efes’e 3-0 kaybettik ama çok ciddi problemler yarattık rakibimize. Normal sezon sırasında evimizde aldığımız Fenerbahçe galibiyeti, Beşiktaş’a karşı hem içeride hem de dışarıda aldığımız galibiyetler çok önemliydi. Ancak biz tabii ki yarı final ile yetinmeyeceğiz, bunun üzerine ne koyabiliriz ona bakacağız. Önümüzdeki 2 yıl içinde şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olacağımıza inanıyorum. Başarıda sürekliliği olan bir takım yaratma peşindeyiz. Oyuncuların aidiyet duygusu ile Galatasaray Doğa Sigorta’da oynarken keyif alacağı, başarıya odaklı bir takım sözünü kendi adıma ve antrenörümüz Ertuğrul Erdoğan adına burada veriyorum.

Seyircisiz bir hayat düşünemiyorum. Galatasaray taraftarı her zaman bizim parkedeki altıncı adamımız olmuştur. Onlar bizim için çok değerlidir. Biz de onlara layık olabilmek için çok çalışıyoruz. Bir özeleştiri de yapmam gerekiyor, biz ligde normal sezonda 18 galibiyet aldık ama Eurocup ‘ta istediğimizi yapamadık. Bunun açıklaması lütfen bahane olarak algılanmasın ama biz takımı kurduğumuzda en tecrübeli oyuncumuz 24-25 yaşında, çaylak dediğimiz Amerika’dan Avrupa’ya yeni adım atmış oyunculardı. Onların da lige ve takıma adapte olabilmesi için zamana ihtiyacı vardı. Biz ligin ilk 5 haftasında sıkıntı yaşadık ama Eurocup da o ilk 5 haftada bundan nasibini aldı. Grup maçları olduğu için Eurocup’ ta üzerine koyarak ilerleyemiyorsunuz. Aldığınız galibiyetler sizi bir üst tura taşıyor. Bizim o dönemde kaybettiğimiz çok şanssız maçlar oldu. Bir maçı deplasmanda ULM’a iki uzatma sonucu, yine diğer bir deplasman ona Andorra maçını bir uzatmada kaybettik. Ayrıca evimizde 1 sayı ile kaybettiğimiz Monaco maçı aklıma geliyor. Bu maçları kazanabilseydik üst tura ilerleyecektik ama ilk baştaki acemilik daha doğrusu seyircinin ‘Bu Amerikalı oyuncular çok iyi oyuncular ancak henüz 23-24 yaşındalar. Daha alışmak için süreye ihtiyaçları var’ demesi gerekiyordu. Aslında büyük bir iş yapıldı, taraftarımızın da bunun farkında olduğunu biliyorum. Bunun üzerine ekonomik şartları da göz önünde bulundurarak nasıl üstüne koyarız, Türk basketbolunun gelişmesi için neler yapabiliriz, biz bunları da düşünüyoruz.

Oyuncularımızı değerlendirirken isim isim gitmek bana çok doğru gelmiyor ancak şunu söyleyebilirim ki bizim takımımız gerçekten bir takım oldu. Bunu gururla söylüyorum. Buradaki en büyük mimar bence koç Ertuğrul Erdoğan’dır. Seçtiği oyuncuların karakterleri, takıma uyumları…. Yabancı oyuncularla defalarca konuştuktan sonra takıma getirmemiz bu yapıyı kurmamızda çok önemli rol aldı. Ben şunu örnek veriyim: şu anda bizim çaylak olarak aldığımız oyunculardan bir tanesi, Nigel Hayes EuroLeague takımı Zalgris Kaunas ile önümüzdeki sezon için anlaştı. NBA Yaz kampından NBA’de oynamayı deneyecek. Bunlar bizim için doğru seçim yaptığımızın göstergesi. Diğer taraftan baktığımızda Aaron Harrison 24 yaşında, ona da çok ciddi teklifler var. Belki onu da bir yerlerde göreceğiz. Bu seçimleri yaparken hep ileriyi düşünerek yaptık. Burada niye bu oyuncularla 2-3 yıllık kontratlar yapmadınız sorusu akıllara gelebilir. İşin bir de gerçek boyutu var. Bu oyuncuları hedefleri doğrultusunda takıma adapte edebilirsek bir sene sonra biz aynı ayarda oyuncuları belki daha iyisini de bulabiliriz. Bu oyuncular Galatasaray takımından Euroleague veya NBA’ e gidiyorlarsa bu demek ki yerlisi yabancısıyla birçok oyuncu bize gelmek için kapımızı çalıyor. Bunlar güzel göstergeler, kulübümüzün markasını hem saha içinde hem de saha dışında yukarı çıkaran önemli göstergeler. Biz bunun peşindeyiz, şu anda seçici durumda olan biziz. Yabancı oyuncularımızı sene başında buraya geldiğinden daha da üstüne koyarak ilerlediler. Takımın parçası oldular, herkese el uzattılar. Biz bu konuda başarılı olduk zaten başarıyı getiren en önemli etkenlerden biri de buydu. Her oyuncunun, en az oynayan oyuncudan en çok süre alan oyuncuya kadar bütün olarak bir başarı yakaladık. Bunun için de çok mutluyuz.

Yeni sezon çalışmaları daha önceden başladı, takip ettiğimiz oyuncular var. Sezon bittikten sonra da kontratlı oyuncularımız var. Yabancı oyuncularımızdan Marko Arapovic ile kontratımız devam ediyor. Geçen sezon sakatlığından dolayı bir çıkış arıyordu, Galatasaray Doğa Sigorta olarak kapılarımızı açtık. Geçtiğimiz sezon üzerine koyarak katkı verdi, önümüzdeki sezon da bizimle olacak. Diğer yabancı oyuncularımız da gitmek istemiyor ama biz acaba daha iyisini yapabilir miyiz diye düşünüyoruz. Şu anda araştırmalar devam ediyor. Türk oyunculardan Ege, Ayberk, Emir, Can, Erolcan ve Caner ile kontratımız var. Kaptanımız Göksenin Köksal ile kontrat yenileyeceğiz. Yine de Türk kadrosunu güçlendirmek adına bir ya da iki transfer yapmayı planlıyoruz. İsim olarak bir şey söyleyemiyorum şu anda. Türk rotasyonunu kuvvetlendirmek için transferler yapmak istiyoruz. Önemli mesafe de kat ettik bu konuda. Galatasaray Televizyonu ya da Galatasaray’ın medya kanallarıyla açıklama yapmadığımız sürece lütfen itibar edilmesin. Eğer biz bir transfer yaparsak ilk dillendireceğimiz mecra burası olacaktır. Taraftarlarımız sadece burayı takip etsin bu anlamda. Oyun kurucu pozisyonuna mutlaka yabancı bir transfer yapacağız. Aaron Harrison’a da teklifimizi verdik. Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe’ye müthiş üçlüklerini atan, taraftarımızın da çok sevdiği oyuncumuza Avrupa’nın yüksek bütçeli takımlarından teklifler gelse de biz de limitlerimizi zorlayarak, Sayın Başkanımızdan da destek alarak teklifimizi yaptık. Şu anda oyuncudan cevap bekliyoruz. Bunlar kısa sürede olacak şeyler değil. Temmuz başında katılacağımız bir NBA Yaz Kampı var. Oradaki oyuncuları izleme fırsatımız olacak. Tahmin ediyorum temmuzun ikinci yarısına kadar isimler pek netleşmez.

Biz bir ekibiz ama bu işin esas mimarı Ertuğrul Hoca. Sabah akşam mesai yaparak müthiş bir iş yaptılar. Bu oyuncular da kendilerine verilen bu değeri görünce neden gidip başka bir maceraya girsinler ki? Bu işin maddiyat tarafı çok önemli ama ben tercih edilen bir Kulüp olduğumuzu görüyorum.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.