Analiz: Şampiyonlar Ligi F Grubu

FIBA Şampiyonlar Ligi‘nde elemeler tamamlandı ve artık normal sezonun başlamasına sayılı günler kaldı.

Temsilcilerimizin yer aldığı grupları mercek altına aldığımız bu yazı dizisinin 5. ve son bölümünde konuğumuz Darüşşafaka‘nın yer aldığı G grubu oluyor.

Öncelikle bu sezon değişen formatı tekrar hatırlatmam gerekli. Toplamda 32 takım dörderli şekilde 8 gruba ayrıldı ve her grubun birincisi direkt olarak Top 16 biletini kapacakken gruplarını 2 ve 3. sıralarda tamamlayan toplam 16 takım ise çapraz eşleşmeyle 3 maç üzerinden play-in eleme maçları oynayacaklar. Buradan gelecek 8 takımla beraber belirlenecek 16 takım dörderli 4 gruba ayrılacak ve yine deplasmanlı maçlar oynayacaklar. Her grupta ilk 2 sırada yer alacak takımlar çeyrek finale kalacaklar ve burada 3 maç üzerinden eleme sistemi ile Final Four takımları belirlenmiş olacak.

Şimdi gelin birlikte G grubunda yer alan takımları kısa kısa inceleyelim.

Cluj Napoca

Koç Silvasan yönetimindeki Rumen ekibi buraya eleme maçları oynayarak geldi. Çeyrek finalde Vilpas’ı ve yarı finalde Peristeri ile finalde Fribourg gibi önemli takımları elemeyi başarmışlardı. Ellerinde geniş ve can yakabilecek, yüksek potansiyelli bir kadro var. Bu arada elemelerde etkili bir performans sergileyen Katic’i Dijon’a kaptırdıklarını hatırlatayım. Guard rotasyonuna baktığımızda Patrick Richard öne çıkıyor. Uluslarası tecrübesi yüksek olan yetenekli skorer elemelerdeki 3 maçta 18.3 sayı ortalaması ile oynayarak takımın sayı yükünü taşıyan isim olmuştu. Onun bu formunu devam ettirmesi, istikrarını koruması Rumen ekibinin gruptaki kaderine direkt olarak etki edecek. Katic’in ayrılması sonrası takıma dahil edilen, Levallois’dan hatırlayacağınız tecrübeli oyun kurucu Brandon Brown da takımın organizasyonu ve yeri geldiğinde skor katkısı ile değerli bir parça olacak. Ayrıca eski dost Will Cherry de takımın guard rotasyonundaki önemli isimlerinden biri olacak. Eilat ile eleme maçında görev almış ama beklentilerin altında kalmıştı, tecrübeli oyuncunun eski gücünde olmadığı bir gerçek. Kübalı Guzman da çok yönlü oyunu, ribaundlar, savunma ve organizasyona yapacağı katkıyla bu pozisyonda x-faktör olacak. Tecrübeli devşirme oyun kurucu Watson da bu isimleri destekleyeme, tecrübesi ile sürelerini dengeleyerek katkı vermeye çalışacak. Kanat rotasyonundaki en kritik isim ise Elijah Stewart olacak. Hem 2 hem de 3 numarada görev alması beklenen Birleşik Amerikalı oyuncu elemelerde yakaladığı 15.3 sayılık performansla Richard’dan sonra takımın 2. skor opsiyonu olmayı başarmıştı. Özellikle dış şutlarla vereceği skor katkısı önemli olacak. Uzun rotasyonunda ise yolu ülkemizden geçmiş tecrübeli isimler var ellerinde. Karşıyaka ile kısa ve sorunlu bir dönem geçiren Dustin Hogue, atletizmi, güçlü fiziği, çabuk ayakları ve ribaundlardaki etkinliği ile oyunun iki alanında da katkı verebilecek bir uzun. Bursaspor’da hatırlayacağınız Bircevic, dış şut tehditi ile genelde 4 numarada yer alan, fiziksel teması fazla sevmeyen bir isim. Eski dost Stipanovic de güçlü fiziği ile boyalı alanda halen dominant bir isim, onun tecrübesinden ve pozisyon bilgisinden faydalanmaya çalışacaklar.

Rumen ekibinin elinde geniş bir guard rotasyonun var ve Stewart ile Richard gibi iki formda skorere sahip olmanın avantajını eleme maçlarında çok iyi kullanmışlardı. Grup maçlarında da hücumda sorun yaşamayacaklarını düşünüyorum. Onlar adına belirleyici olan uzunların performansı, özellikle savunmadaki etkinliği olacak. Bircevic de Stipanovic de ayakları ağır uzunlar, bakalım onların ikili oyun savunmasındaki defolarını nasıl kapatacaklar ki bu sorunun cevabı onların grubu 3 ya da 4. sırada bitirmeleri konusunda direkt etkili olacaktır.

Hapoel Holon

İtalyan koç Buscaglia ile anlaşarak sezona hazırlanan Holon, artık Avrupa’da başarı istiyor ve bu bağlamda da kadrolarını güçlendirdiklerini düşünüyorum. Önemli isimler kaybetseler de halen dişli bir rakip konumundalar. Önce guard rotasyonuna bir bakalım. Direksiyonda eski dost, tecrübeli oyun kurucu Joe Ragland olacak. Solak guard artık bu seviyeler için takımlara rahatlıkla liderlik edebilecek, hem düzeni ve organizasyonu sağlayıp hem de gerektiğinde sazı eline alarak penetrelerle potaya giderek de dış şutlarla da takımına katkı sağlayabilecek bir isim. Savunmadaki dağınık yapısı da olgunlaşmasıyla beraber sona erdi. Onunla beraber BCL’nin en tecrübeli skorerlerinden biri olan Steven Gray olacak. Mesafe tanımayan üçlükleri ve dribbling üstünden kendi skorunu üretebilmesiyle İsrail ekibinin skor yükünü büyük ölçüde çekebilecek bir isim. Tecrübeli Bourdillon her iki guard pozisyonunu da desteklemeye çalışacak. Kanat rotasyonunda ise 2 İsrailli isim yer alacak. Çok yönlü görev adamı Menco takımın iki alanda da tamamlayıcı parçalarından biri olacak. Ondan alacakları skor katkısı kesinlikle galibiyetlerdeki x-faktörlerden bir olacak. Tecrübeli şutör Pnini de onunla beraber 3 numarada süreleri paylaşacak. 38 yaşındaki oyuncu yaşadığı sakatlıkların da etkisiyle son yıllarda tam randıman veremese de halen değerli bir bench oyuncusu. Bir diğer tecrübeli isim Chris Johnson da iç-dış tehditleri ve ribaundlardaki katkısıyla her iki forvet pozisyonunda da görev alabilecek bir isim, koç Buscaglia’nın jokeri konumunda. Pota altına baktığımızda ise Riga ile güzel bir sezon geçiren atletik ve agresiv uzun Michale Kyser‘in yanı sıra yüksek potansiyelli uzunlardan biri olan Mark Ogden’ı görüyoruz. Özellikle tecrübeli uzn Kyser’in Ragland ve Gray ile iyi anlaşması durumunda hücumda da alacağı pasları ne kadar yüzdeli bitireceğini geçen sezon Allman ile sergiledikleri uyum ve performanstan dolayı biliyoruz. Onun çabuk ayakları ve atletizmi sayesinde savunmaya getireceği derinlik ile enerjinin yanı sıra hücumda da verimini artturması Holon’un başarısı için anahtarlardan biri.

İsrail temsilcisinin elinde genel anlamda sınırlı bir kadro var, özellikle yerli oyunculardan çok iyi verim almak zorundalar. Ama yine de ben Ragland, Gray, Kyser üçlüsü arasında bir uyum problemi olmazsa bu isimlerin kalitelerinin normal sezonu 3. bitirebilmeleri adına yeterli olacağını düşünüyorum.

Darüşşafaka

Koç Ernak ile yola devam eden Daçka, kadrosundaki tüm yabancıları değiştirdi, yenilenmiş kadrolarıyla sezona başladılar. BSL’de iki zorlu maç yaparken kaliteli yerli isimleri ve yabancıların bazılarının ritm bulmasıyla iyi sonuçlar almışlardı. Önce guard rotasyonlarına bir bakalım. Takımın yeni lideri Ulm’dan hatırlayacağınız Troy Caupain olacak. Yetenekli guard takımı açık alanda çok iyi organize edip, yarı sahada da uzunlarla ortaya koyduğu uyum ile dikkatleri üstüne çekmiş bir isim ki ne kadar yüksek potansiyelli bir isim olduğunu zaten çok iyi biliyoruz ve BSL’deki ilk 2 maçta da ortaya koydu. Onunla beraber guard rotasyonunda yer alacak diğer önemli isim milli takıma kadar yükselen Doğuş Özdemiroğlu. Kariyerine etkili bir savunmacı olarak başlayan genç oyuncu son yıllarda kendisini çok iyi geliştirdi ve yaşı ilerleyip olgunlaştıkça hücum performansını arttırdı. Artık ribaundlar ve asistler dışında üç sayılık atışlar başta olmak üzere skora da yaptığı katkılarla dikkat çeken bir isim. Kanada’dan gelen ve henüz beklentileri karşılayamayan, bana göre Daçka’nın yeni transferleri arasında en vasatı olan McCullough, tecrübeli Sinan Güler ve keskin nişancı Can Maxim de guard rotasyonunu destekleyecek diğer isimler olacaklar. Can’ın kenardan gelerek dış şutlarla hücumda getireceği enerji ve derinlik bu sezon Daçka’nın x-faktörlerinden biri olabilir. Kanat rotasyonunda 3 numarada ise takımın en güvendiği isim yeni yabancılardan Isaiah Pineiro olacak. Porto Riko asıllı ABD’li forvet güçlü fiziği, atletik özellikleri ve açık alandaki etkinliği ile potansiyelli bir isim. Ayrıca hem içerden hem de dışarıdan skor katkısı verebilmesi ve savunmada 2, 3, 4 numaralı poziyonları savunabilmesi önemli artıları. Pota altında ise 2 tanıdık isim var. Koç Ernak’ın Sakarya’dan eski öğrencilerinden biri olan şütör uzun Nathan Boothe, yarı sahada oyunun açılması ve saha yerleşimi anlamında değerli bir parça. Ayrıca her iki pota altında da ribaundlar konusunda orta koyduğu agresif ve sert oyun da önemli. Onun yanında 5 numarada ise son yıllarda artık ligimizin tozunu iyice yutmuş olan, Britanya milli takımında da izlediğimiz Olaseni olacak. Potadan uzaklaştıkça etkisi azalan bir uzun ama boyalı alandaki etkinliği gayet iyi seviyede. Diğer taraftan hücumdaki artılarını aksine savunmada, ikili oyunlardaki adam değişmelerde ayakları ağır kalan, kısaların bacaklarına penere ederek avantaj sağladığı bir isim. Bu nedenle onu korumak adına savunmada önlemler almak durumundalar.

Daçka her ne kadar tüm yabancıları değişmiş, yeni bir takım olsa da ilk 2 BSL maçında adaptasyon sürecini hızlı ve verimli atlatmış bir takım olduğunu bize ispatladı. Özellikle Caupain ve Doğuş’un performanslarının kendileri adına belirleyici olacağını düşünüyorum ve eğer McCullough’dan da katkı almaya başlarllarsa fark yaratacaklarını düşünüyorum. Geçen sezon da aynı grupta yer aldıkları Brindisi ile aralarındaki maçlar sıralamada 2 mi 1. sırada mı yer alacaklarını belirleyecek bana göre.

Brindisi

Koç Vitucci ile yola devam eden Brindisi geçen sezon olduğu gibi hem Serie A hem de BCL’de iddialı ekiplerden biri. Evet Harrison, Thompson, Willis, Bostic gibi önemli isimleri kaybettiler ama yerlerine ekledikleri isimlerle güç kaybetmediklerini düşünüyorum. Önce guard rotasyonuna bakalım. Partizan’dan hatırlayacağınız Josh Perkins takımın yeni yıldızı konumunda ki Serie A’daki ilk 2 maçı 15.5 sayı ortalaması ile tamamlamıştı. Çok yönlü oyunu ile dikkat çeken Birleşik Amerikalı guard hem ribuandlar hem de asist departmanına katkı verebildiği için 2 guard pozisyonunda da görev alabiliyor. Arjantinli tecrübeli Redivo özellikle dış şut katkısı ile kenardan gelerek hücuma enerji katabilen bir isim guard rotasyonunda. İki tecrübeli isim Wes Clark organizasyonel anlamda Chappell de skor katkısı konusunda rotasyonda yer alacak önemli isimler. Kanatta yer alacak bir diğer isim ise görev adamı diyebileceğimiz, pis işleri yapan Mattia Udom. Pota altında da güçlü ve çeşitliliğin yüksek olduğu bir rotasyon var. Nick Perkins güçlü fiziği ve boyalı alandaki etkinliğinin yanı sıra ribaundlarda da her iki pota altında birden önemli bir silah. Serie A’daki ilk 2 maçın ardından 10.0 sayı, 11.0 ribaund ile double-double ortalamalarına sahip. Onun savaşçı kimliği ve hücumdaki katkıları Brindisi adına çok ama çok kritik olacak sezon boyunca. Tecrübeli İtalyan uznu Gaspardo da sezona nefis bir giriş yaptı. Hem dış şut tehditi hem de ribaundlardaki katkısıyla 4 numarada faydalı bir isim, sezona 15.5 sayı ortalaması ile başladı ve tam anlamıyla istim üstünde. Yeni transferlerden Nathan Adrian da uzun rotasyonunda güven verdi diyebiliriz ilk maçların ardından. Hem içerden hem de dışarıdan skor katkısı verebilmesi, ribaundlarda kesinlikle geri adım atmaması, fiziksel oyunu sevmesi ve sıkıştırma geldiğinde asistlerle de savunmayı cezalandırabilmesi önemli artıları. Yolu ülkemizden geçmiş atletik uzun Carter ise sezona iyi başlamamış olsa da Adrian’nın en büyük destekçisi olacak 5 numarada.

Özellikle 2 Perkins liderlğinde bu sezon da heyecan verici bir takım kurduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Serie A’daki son maçlarında hücumda da çok iyi bir performans sergilemişler ve yeni kadronun yüksek potansiyelini ortaya sermişlerdi. Bu grupta liderlik yarışındaki en büyük rakiplerinin temsilcimiz Daçka olacağını, özellikle içerdeki maçlarını kazanmaları durumunda liderlik biletini ve direkt top 16 gruplarında yer alma fırsatını kapacaklarını tahmin ediyorum.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.