Anadolu Efes, 19-2’lik Seriyle Real’e Teslim Oldu!

Turkish Airlines Euroleague play-off serisi 3. maçında temsilcimiz Anadolu Efes konuk olduğu Real Madrid karşısında 3 çeyrek iyi basketbol oynadı ama 4. çeyreğin son 6 dakikasında gelen 19-2’lik seriyle, ev sahibi önce geri dönüp sonrasında da maçı 80-76 ile kazandı ve seriyi 2-1’e getirdi.

TÜM İSTATİSTİKLER İÇİN TIKLAYINIZ.

Tavares ve Randolph’dan yoksun olan Real’de Sergio Llull 20 sayı, 4-7 3sayı, 2 ribaund, 7 asist ile yıldızlaşırken, Alberto Abalde 11 sayı, 6 ribaund, Usman Garuba 10 sayı, 9 ribaund, 2 asist ve Alex Tyus 10 sayı, 7 ribaund ile galibiyetin diğer mimarları oldular.

Efes cephesinde ise Vasilije Micic 29 sayı, 5-9 3sayı, 3 ribaund, 6 asist, 3 top çalma ile MVP performansı sergilese de galibiyet için yeterli olamadı. Rodrigue Beaubois da 18 sayı, 3-5 3sayı, 4 ribaund ile diğer çift haneli skor katkısı verebilen isimdi.

EDİTÖR YORUMU:

Koç Laso bu maç için hazırladığı yarı sahadaki yüksek alan savunması ile Anadolu Efes’in kafasını maç başında biraz karıştırdı. Ama temsilcimiz aslında topu iyi çevirip alan savunmasına karşı doğru ve boş atışları da buldu. Aradığımız isabetlerin geç gelmesi nedeniyle kısır bir başlangıç yapmış olduk. Kenardan gelen Beaubois’nın gol dedirten son andaki üçlüğüyle biraz nefes alabildik ve çeyreği 15-15 beraberlikle geçtik.

İkinci çeyreğin başında Beaubois kaldığı yerden devam etti ve Fransız yıldızın skorer oyunu ve üst üste bulduğu üçlükler ile Efes kısa sürede farkı çift hanelere getirdi, Real ne olduğunu anlayamadı bile. Real’in hücumda üretmekte zorlanması ve savunmada vidaları sıkmamızla beraber oyunun kontrolünü tamamen ele geçirdik. Larkin devreye giremese de sahadaki herkesin skora katkı vermeye başlaması sayesinde fark açıldı, soyunma odasına 38-28 ile önde gitti lacivert beyazlılar.

Üçüncü çeyrekte mekanın sahibi Micic yine sahneye çıktı ve üst üste bulduğu sayılarla farkı 15 sayıya çıkarmamızı sağladı. Bu bölümde Real adına sazı eline alan Llull’a Abalde’nin de eşlik etmesi ve Garuba’dan da skor katkısı almaya başlamaları sayesinde maçtan kopmadılar. Enerjisini arttıran Real, aksine durağanlaşan Efes karşısında farkı 10 sayıya indirdi ve son çeyreğe umutlu ama 58-48 geride girdiler.

Final çeyreğine biz iyi başladık ve hücumda etkili olup farkı yeniden 14 sayıya çıkardık ki Larkin’den de nihayet dedirten basket geldi. Ancak Real Llull’un üçlükleri ile oyuna tutunmaya devam etti. Biz karşılığını Micic ile verince farkı koruduk ve bitime 4:30 dakika kala üstünlük bizim lehimize 12 sayıydı. Ancak son bölümde hücumda pas trafiğinden vazgeçip farkı korumak adına tempoyu düşüren ve birebirlere dönen, zorlama atışlara yönelen Efes bunun cezasını ağır ödedi. Bu fırsatı iyi değerlendiren ve savunmada enerjisini yükselten Real karşısında koç Ataman’ın da oyuna müdahele etmemesi ile beraber rüzgarı Llull liderliğinde iyice arkasına alan ev sahibi ekip, yakladığı 19-2’lik müthiş seriyle geriden gelip 4 sayı farkla kazandı ve serideki umutlarını yeşertti.

Larkin’in bir türlü devreye girememiş olması, ilk 2 maçın aksine pota altında problem yaşamamız ve özellikle 4 numarada Moerman’dan skor katkısı alamamamız neredeyse tüm yükü Beaubois ile Micic’in omuzlarına bindirdi. Simon’un da standartlarının altında kalmasıyla hücumda istediğimiz performansı ortaya koyamadık. İlk 2 maçta Real kısaları üzerinde kurduğumuz baskıyı özellikle 2. yarıda unutmamız Llull’un devreye girmesiyle sonuçlandı. Şimdi 4. maç için çok daha agresif, çok daha enerjik ve çok daha özgüvenli bir Real olacak karşımızda. Bu maçta ilk 3 çeyrekte kurduğumuz üstünlüğün ardından son çeyrekte fişi çekecek hamleyi yapıp kendi oyunumuzu ortaya koyup agresifliği devam ettirmek yerine rölantide devam etmeye çalışmamız ve bu sırada kötü gidişe koç Ataman’ın da müdahele etmemesi ciddi bir hataydı…

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.