Fenerbahçe, Savaştı Ama Yetmedi (Vesely sakatlandı)

Turkish Airlines Euroleague 33. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko konuk ettiği lider FC Barcelona karşısında iyi savaşsa da sonunu getiremedi ve hem maçı 73-82 ile kaybetti ve hem de yıldız uzunu Vesely’i sakatlığa kurban verdi.

Bu sonuçla Barça derecesini 24-9 yaparak normal sezonu lider bitirmeyi garantiledi. Fenerbahçe Beko ise 20-13 ve averajla 5.sırada konumlandı.

TÜM İSTATİSTİKLER İÇİN TIKLAYINIZ.

Barça’da Kyle Kuric 16 sayı, 4-5 3sayı, 3 ribaund ile en skorer isim olurken, Brandon Davies 13 sayı, 9 ribaund ve Nikola Mirotic 12 sayı, 6 ribaund, 2 asist ile galibiyetin diğer mimarları oldular.

Temsilcimizde ise Marko Guduric 19 sayı, 2 top çalma ile öne çıkarken, Kyle O’Quinn 17 sayı, 5 ribaund, 2 asist, 2 top çalma, Nando De Colo 12 sayı, 6 asist, 2 top çalma ve Dyshawn Pierre 10 sayı, 2 asist ile diğer direnen isimler oldular. Maçın başında, sadece 6 dakika süre aldıktan sonra ayak bileğinden sakatlanarak kenara gelen ve sonrasında geri dönemeyen Jan Vesely‘nin 2 hafta sahalardan uzak kalacağı belirtildi.

EDİTÖR YORUMU:

Maça yüksek tempoda başlayan ve hücumda pas ritmini kullanan Barça hem Calathes hem de uzunların pasör özelliklerini iyi kullanıp bir çok boş atış fırsatı yakaladı. Toparlanmakta gecikmeyen temsilcimiz, perdeler sonrası uzunların Barça kısalarının karşısında agresif durmasıyla savunmada kendine gelirken, Guduric’in de Abrines’in savunmadaki açıklarını değerlendirmesiyle hücumda da ritmini bulmaya başladı. Sırp skorerin ortaya koyduğu istek ve enerji tüm takıma bulaştı adeta, kendi sahamızda oynadığımızı hatırlayıp vitesi yükselttik ancak çeyreğin bitimine 4 dakika kala Vesely, topuna müdahele eden Bolmaro’nun ayağına bastı ve bileği döndü, kenara geldi. Maalesef bu sakatlık takımı da ciddi anlamda etkiledi, moraller artı konsantrasyon düştü. Bolmaro ve Calathes’in şutlarını riske edip perdeleri alttan geçerek savunmamız sayesinde kısalar organize olmakta zorlansa da pota altında Vesely’nin yokluğunu değerlendirip üretime devam ettiler. Ayrıca uzunları durdurabilmek için gömülmemizi de Kuric ile cezalandırmaya başladılar ve ilk çeyreği 25-26 geride kapattık.

İkinci çeyrekte Vesely’nin yerini doldurmak üzere sahada olan O’Quinn enerjisi ve agresif oyunuyla takıma tam anlamıyla isteneni verdi, herkesi kendine getirdi adeta. Bu sayede savunmada herkesi değişerek savunmaya başladık. Ancak koç Saras’dan da karşı hamle geldi ve Higgins’in uzunlarla eşleşmelerini iyi değerlendirdiler, sürekli potaya giderek üretime devam ettiler. Ayrıca bu penetreler sonrası savunmamızın dengesi bozulunca yine boş üçlükler yemeye başladık. Hücumda ise Vesely’nin yokluğunda organize olmakta zorlandık, 4 dışarıda oynayıp işi De Colo’nun birebirlerine bıraktığımız çok an oldu, hücumda hareketsiz oynamamız da onların ekmeğine yağ sürdü. Sonuçta Barça gibi komple bir savunma takımını sadece De Colo’nun birebirleri ile geçemezsiniz, kollektif bir oyun oynamanız gerekir… Buna rağmen iyi direnen temsilcimiz devreyi 42-47 geride tamamladı.

Üçüncü çeyrekte ilk yarının aksine De Colo, Calathes’in tam saha baskısına karşı pes etmedi ve topu daha fazla kendinde tutarak hücumları organize etmeye başladı. De Colo-O’Quinn arasında kurduğumuz köprü sayesinde hücumda güzel bir sekans yakaladık ve 7-0’lık seriyle maça ortak olduk. Savunmada vidaları sıkan ve bu anlamda ne kadar iyi bir takım olduğunu Barça karşısında da gösteren temsilcimizin canını tek sıkan nokta Mirotic’in ribaundlarda Eddie’ye sağladığı üsünlük oldu, bu sayede ikinci şans sayıları bulan Barça, bu sayede bu kadar iyi savunma yaptığımız bir dönemde ayakta kalmayı başardı. Temsilcimiz adına Pierre ve Eddie’den gelen ekstra üçlükler nefes aldırdı adeta. Çeyreğin son bölümü karşılıklık olarak savunmalar sertleşti ve sıkça çizgiye gidildi. Çekişmenin devam ettiği bu çeyreği de Barça 58-62 önde tamamladı.

Final çeyreğinde Barça sürpriz bir ismi sahneye çıkardı. Hanga’dan üst üste gelen 5 sayı ile oyunun ibresini tamamen kendilerine çevirdiler. Hakemlerin Barça’nın sınırları zorlayan hatta aşan sertlik düzeyine “izin” vermeleriyle birlikte temsilcimiz maçtan kopmaya başladı. Bu sayede iki alanda da boyalı alanı domine eden Barça, farkı da çift hanelere çıkardı. Sonrasında da temsilcimizin yaklaşmasına izin vermedi.

Elbette Vesely’nin yokluğunda böyle bir maçı oynamak zaten zordu. Artı takımın buna hazır olmaması sakatlık sonrası yaşanan krizi de maç içerisinde yönetme konusunda koç Kokoskov da De Colo da başarısız oldular. Vesely’nin yönlendirmesinden yoksun kalınca De Colo ve Guduric dışındaki diğer kısaların devreye girememesi de büyük bir soru işareti olarka önümüze geldi. Sonuçta Barça bu iki isme birebirde iyi baskı yapıp topu ellerinden çıkarmaları için de sıkıştırmalar getirince organizasyondan uzak, verimsiz bir Fenerbahçe izledik. Koç Kokoskov’un play-off öncesi Brown, Perez, Melih gibi kısalardan en az birini mental ve fiziksel olarak hazır hale getirmesi şart….

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.