Orhun Ene: “Larkin Sahadaki Duruşuyla Benim Beklediğim Karakteri Gösterdi.”

Türkiye Basketbol Milli Takımı‘nın yeni koçu Orhun Ene, TRT Spor 2’ye özel bir röportaj verdi.

Koç Ene milli takımın adaptasyon sürecine, önümüzdeki dönemdeki hedeflerine, Shane Larkin‘in takım üzerindeki etkisine ve Euroleague ile FIBA arasındaki anlaşmazlığa dair açıklamalarda bulundu.

İlk olarak Milli Takımın başına geçmesi ve takımın hedefleri hakkında konuşan tecrübeli koç, “Uzun bir süre sonra ilk defa milli takımda maç yönetmiş oldum. Ekip arkadaşlarımızla beraber de ilk defa bir araya geldik. Bizden beklenenlerin ne olduğunun farkındayız, işimiz kolay değil. Bu beklentilere cevap verecek sonuçları sahada almak zorundayız. Mazeretlerin arkasına saklanamayız. Zamanımız yok, bekleyemeyiz. Bu yüzden Şubat’ta oynayacağımız maçlarda nasıl basketbol oynayacağını bilen, maçtaki gidişat içerisinde en ufak avantajları farka dönüştürebilecek bir fiziğe, kafaya ve organizasyona sahip olacak şekilde hazırlanmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Şampiyonası eleme maçlarında ilk kez Türkiye formasını giyen Shane Larkin ve takıma kattıklarını da değerlendiren Orhun Ene, “Oyuncular yetenekleriyle birlikte karakter özellikleriyle de belirli bir seviyeye geldiği için değer görüyorlar. Ben Larkin’i dışarıdan tanıyordum tabii ki onun karşısında oynadığım ve Anadolu Efes‘i izlediğim maçlardan. Ama sahada da duruşuyla benim beklediğim karakteri gösterdi. Bana göre oyun içerisindeki isteği, arzusu ve burada ortaya koyduğu efor çok değerli. Gözünü hiçbir şeyden sakınmıyor. Belki devşirme bir oyuncu olarak geldi ama sahaya koyduğu kazanma arzusu, hücumda sürekli agresif olması ve geri adım atmaması, buradaki kararlığı kulüp takımından farklı. Burası milli forma, bu formayı giyen her oyuncunun da maçı kazanması için gereken her şeyi yapması gerekiyor. Larkin de hem yorgun gelmesine hem de maç içindeki sertliğe rağmen geri adım atmadı. Onun bu duruşu milli takım için çok önemli. Onun önümüzdeki dönemde hücumda ve savunmada bize katacakları, özellikle hücumdaki liderliği çok önemli. Savunmada da diğer oyunculara vereceği mesaj çok kritik. Maçta her zaman geriye koşan ilk oyuncu oldu. Savunmada dinlenmemesi gerektiğinin farkında, tabii ki diğer oyunculardan daha çok yoruluyor ama onun katkısı takım üzerinde de güzel bir sinerji yaratacaktır ve bizi doğru yola sokacaktır.” yorumunda bulundu.

Son olarak EuroLeague ile FIBA arasındaki anlaşmazlıkların milli takımlar ve kulüp takımları için yarattığı zorlukları da yorumlayan koç, “Ben de Ergin Hoca’nın dediklerine katılıyorum. FIBA ve EuroLeague arasında geçmişe dayanan bir çekişme var ama şunu anlamakta zorlanıyorum: Dünyanın, medeniyetin bu noktaya geldiği bir ortamda bir masaya oturarak basketbola zarar vermenin bir manası yok. Bundan basketbol da zarar görüyor. Fikstür sebebiyle hiçbir milli takım gerçek kadrosuyla sahaya çıkamıyor. Hiçbir oyuncu sakatlık riski olmadan sahaya çıkamıyor. Oyuncular özelinde yaşanan büyük sıkıntılar var. Biz ne konuşursak bir şey fark etmiyor. Neticede ortada kapıları kapatmış ve birbiriyle görüşmek istemeyen iki tane grup var. Ancak sadece FIBA ve EuroLeague yok. Kulüpler, federasyonlar, oyuncular birliği var… Bir şekilde yukarıdaki iki grup kavga ediyor aşağıdakiler de bunun ceremesini çekiyor. Sorulan sorular ve verilen cevaplar sürekli aynı. Biz sürekli konuşuyoruz ama neticede bu iş bizim konuşmamızı geçti. Birilerinin reaksiyon vermesi lazım.” sözlerini söyledi.

Paylaşmak heyecan verir;

Yakında yorum bölümümüz aktif olacaktır.